CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İstanbul’daki çocuk etkinlik merkezleri ve emekli aylığı düzenlemesine ilişkin suçlamalara ve yargı süreçlerine değindi. Ayrıca, adalet ve yargı meselelerini gündeme getirdi.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir çocuk etkinlik merkezinde bir çocuğun "darp edildiği" iddialarına ilişkin, "İstanbul’da 127 çocuk etkinlik merkezi açarak kente hizmet eden Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarına karşı yürütülen bu süreç, çamur atma ve iftira kampanyasından ibarettir. Ünvanınızın başında 'bakan' yazıyor, sıfatınız Türkiye Cumhuriyeti Devleti Bakanı. Hiç olmazsa temsil ettiğiniz makama saygı gösterin. Bu hizmetleri siz yapmadığınız için belediyeler yapmak zorunda kalıyor. İftira kampanyaları bugüne kadar sizi hiçbir yere götürmedi, bundan sonra da götürmeyecek" dedi. Günaydın, en düşük emekli aylığını 20 bin liraya yükselten düzenlemenin iptali ve yürürlüğünün durdurulması istemiyle Anayasa Mahkemesi'nde dava açtıklarını bildirdi.
Günaydın, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay ile gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
En düşük emekli aylığının 16 bin 881 liradan 20 bin liraya yükseltilmesini öngören değişikliğin Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandığını hatırlatarak, "Resmi Gazete’de yayımlanan bu düzenlemeyi Plan ve Bütçe Komisyonu üyemiz ve Karabük Milletvekilimiz Sayın Cevdet Akay, bu sabah itibarıyla Anayasa Mahkemesi’ne teslim etmiş durumdadır. Biz bu yasanın iptalini ve yürürlüğünün durdurulmasını istiyoruz. Böylece idareye, bu sefalet ücretinden vazgeçip tüm emekliler için insan onuruna yakışır bir maaş ve ücret düzeyi belirlemesi konusunda yeni bir fırsat verilmesini amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Günaydın, "Bu sefalet ücretini kabul etmiyoruz" diyorlardı. Eğer kabul etmiyorsanız, neden bizim önergemizi desteklemediniz?" diyerek, emeklilere yönelik intibak düzenlemesi ve seyyanen zam yapılması gerektiğine vurgu yaptı.
Gerileyen alım gücü ve artan hayat pahalılığı karşısında, vatandaşların yoksulluğa mahkum edilmesinin uygun olmadığını belirtti. Sosyal devlet ilkelerinin fiilen ortadan kaldırıldığı ve sosyal güvenliğin sembolik hale getirildiği söylemlerini yineledi ve öncelikle ve ivedilikle bu konunun ele alınmasını talep etti.
Günaydın, ayrıca Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un Sivas ziyareti sırasında sosyal medya hesabından paylaştığı videoya tepki gösterdi. Videoda, Adalet Bakanı’nın yanında AKP Grup Başkanı ve Sivas Milletvekili Abdullah Güler ile birlikte poz verdiği görüntüleri eleştirdi ve bu durumu 21. yüzyılda tek parti devleti görüntüsü olarak nitelendirdi.
İlgili duruşmalarda, bir kişinin kayıt alıp sosyal medyada paylaşması nedeniyle duruşmaların kapatılmasının uygun olmadığını belirtti. Ayrıca, Aziz İhsan Aktaş davasına ilişkin, suç örgütü lideri olduğu iddiasıyla hakkında iddianame hazırlanan kişinin duruşma salonuna korumalarla girişinin ve canlı yayınlarına izin verilmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Günaydın, yargı ve mahkeme süreçlerinin aleni olması gerektiğine vurgu yaparak, duruşmaların aleni olduğunu ve kaydın alınmasının yasal olduğunu hatırlattı. Bu nedenle, kayıt yapan kişinin işleminin yapılması gerektiğini ve yargılamanın kanunlara ve vicdanlara uygun yapılmasını istediklerini belirtti.
İstanbul’daki çocuk etkinlikleri hakkında yapılan iddialara da değinen Günaydın, bir çocukta tespit edilen yara nedeniyle tüm merkezlerin kapatılmasına yönelik kampanyanın gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi. Çocuğun tutanak altına alınan ve devam eden soruşturma süreçleri olduğunu belirtti. Ayrıca, aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı’nın çocuk ailesiyle görüşmesine ilişkin, tutanakların ve kamera kayıtlarının detaylarını paylaştı ve merkezdeki personelin uygun davranışlar sergilediğini belirtti. Günaydın, Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşlarının yaptığı hizmetlerin çamur atma ve iftira kampanyası olduğunu vurguladı. Ünvanlara saygı çağrısında bulundu.