CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, AKP’li Yazıcı’nın açıklamalarına tepki gösterdi. Türkiye’nin esas gündeminin seçim haklarının ihlali olduğunu söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın ara seçime ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Yazıcı’nın açıklamalarının eksik ve yanıltıcı olduğunu savunan Çiftci, "Türkiye’nin gerçek gündemi uzun süredir seçme ve seçilme hakkına yönelik iktidar tarafından yapılan sistematik saldırıdır" dedi.
Gül Çiftci, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı yaptığı ara seçim açıklamasında hem eksik hem de yanıltıcı bir çerçeve kurgulamıştır. Öncelikle ara seçime ilişkin hukuki durumun açık biçimde ortaya konulması gerekmektedir. Anayasa ve ilgili kanun '30 ay dolmadan ara seçim yapılamaz' şeklinde mutlak bir düzenleme getirmemektedir. Düzenleme, seçimden sonraki ilk 30 ay içinde ara seçimin ancak TBMM üye tam sayısının yüzde 5’inin eksilmesi halinde yapılabileceğini öngörmektedir. Bugün gelinen noktada 30 aylık süre geride kalmış bulunmaktadır. Dolayısıyla bu sınırlama artık uygulanabilir olmaktan çıkmaktadır ancak doğru bilginin paylaşılması yine de önemlidir.
Öte yandan TBMM’de şu anda 7 milletvekilliği boş bulunmaktadır. Hatay’lı milletvekili Can Atalay’ın durumu, iktidarın anayasa tanımaz yaklaşımının sonucu olarak ayrıca tartışılmaktadır. Ancak mevcut durum tek başına ara seçim yapılmasının önünde engel değildir. Seçimlerin üzerinden 30 ay geçmiştir ve yasal düzenleme gereği ara seçim yapılabilir. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel de bu konuya dikkat çekmektedir.
Bu koşullarda Yazıcı’nın belirttiği gibi suni gündem oluşturulmamaktadır; kanuni düzenlemeler ve temsil boşluğu dikkate alınmaktadır. Asıl önemli olan ise, Sayın Yazıcı’nın bu tartışmayı 'gündem saptırma söylemiyle' kapatmaya çalışmasıdır. Çünkü Türkiye’nin gerçek gündemi uzun süredir seçme ve seçilme hakkına yönelik iktidar tarafından yapılan saldırılardır. 30 Ekim 2024’ten itibaren belediye başkanları ve yerel yöneticilere yapılan operasyonlar, bu gerçeği ortaya koymaktadır.”