CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Adalet Bakanı Gürlek’in açıklamalarına tepki göstererek, yürütme makamının yargı süreçleri hakkındaki ifadelerinin mahkemelere yönlendirme olabileceğini belirtti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İBB davasına ilişkin görüşlerine yönelik olarak, yürütme makamında bulunan bir kişinin henüz tamamlanmamış veya kamuoyunda tartışılan yargı süreçleri hakkında yaptığı değerlendirmelerin sorun teşkil ettiğini söyledi. Çiftci, bu tür ifadelerin mahkemelere doğrudan yönlendirme anlamına gelebileceğine dikkat çekti.
Gül Çiftci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Gürlek’in açıklamalarına şu ifadeleri ekledi: "Adalet Bakanı Akın Gürlek’in son açıklamaları, göreve başladıktan sonra yaptığı değerlendirmelerden çok daha ciddi bir tablo ortaya koyuyor. Bir Adalet Bakanı’nın devam eden veya tartışmalı yargı süreçleri hakkında bu şekilde konuşması sorun teşkil etmektedir. Yargılaması henüz tamamlanmamış veya başlamamış dosyalara ilişkin bir değerlendirmede bulunmak, mahkemelere doğrudan yönlendirme anlamına gelir."
Çiftci, Gürlek’in açıklamalarındaki "dosyadaki isimleri kapatarak baktık" ifadesinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kamuoyunun bildiği soruşturma ve iddianamelerde dosyaların siyasi kimlikler üzerinden yürütüldüğünün ve kamuoyuna bu şekilde sunulduğunun açık olduğunu vurguladı. Ayrıca, isimlerin kapatıldığını iddia eden açıklamaların gerçek olmadığı iddiasında bulundu. Gürlek’in gizli tanık beyanlarının iddianamenin temel unsurları arasında sayılmasının da doğru olmadığını dile getirdi. Bu beyanların, ceza muhakemesi ilkeleri açısından kabul edilmediğine işaret etti.
Gürlek’in tutuklama kararlarının "istisnai tedbir" olduğu yönündeki açıklamasının ise, onun kendi uygulamalarıyla zıtlık gösterdiğine değindi. Belediye başkanlarına ve diğer yetkililere yönelik operasyonlarda tutukluluğun uzun sürdüğüne ve bu durumun cezalandırma amacı taşıdığına dikkat çekti. Çiftci, Gürlek’in 2024 yılının Ekim ayında İstanbul’a atanmasının ardından hukuk dışı uygulamalara imza attığını ve bu adımların hukuksuzlukları meşrulaştırma çabası olduğunu savundu.