Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin bölgedeki barış girişimlerine hazır olduğunu ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün detaylarını tartıştıklarını belirtti. Bölgesel sorunlara ilişkin görüşlerini paylaştı.

Doha'da düzenlenen 23. Doha Forumu'nda "Parçalanma Çağında Arabuluculuk" temalı oturuma katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye'nin üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu ve devam eden barış çabalarına katkı sağlamaya istekli olduklarını ifade etti.
Fidan, Uluslararası İstikrar Gücü hakkında halen detaylı bir tartışma yürütüldüğünü, nasıl hayata geçirileceği, misyonun ne olacağı ve angajmanın nasıl kurulacağı konularında çalışmalar olduğunu belirtti. Gerçekçi olmanın ve nüanslara dikkat etmenin önemine vurgu yaptı.
Fidan, Suriye krizinde başlangıçta açık kapı politikası izlediklerini ve çok sayıda Suriyeli mültecinin sınır kapılarımıza geldiğini, bu politikanın insani hedeflere hizmet ettiğini söyledi. Aynı zamanda, arabuluculuk ve barış inşası faaliyetlerinin, Ukrayna'da, Gazze'de ve Suriye'de yapılan girişimlerin bölgedeki çıkarları ve krizlerin hafifletilmesini hedeflediğini ifade etti.
Gazze'de ateşkesin sağlanmasının ardından, Türkiye'nin Uluslararası İstikrar Gücü kapsamında asker göndermeyi düşünüp düşünmediğine ilişkin soruya Fidan, Türkiye'nin hazır olduğunu ve devam eden barış çabalarına katkı sağlayacaklarını yineledi. Güçlendirilmiş birkaç ilke ve detaylar üzerinde çalışmaların sürdüğünü, öncelikle Filistinlileri İsraillilerden sınır hattında ayırmak ve daha sonra diğer konuları ele almak gerektiğini belirtti.
Güç konuşlandırmadan önce, güç yapısının, lojistiğin, emniyet güçlerinin eğitilmesi ve yerel idarenin kurulması gibi unsurların tamamlanması gerektiğini de ekledi. Uluslararası İstikrar Gücü'nün oluşturulmasıyla ilgili karmaşık soru işaretlerine dikkat çekti ve bu süreç sonunda gerçekçi beklentilere sahip olunabileceğini vurguladı.
Fidan, Rusya-Ukrayna savaşına ve Avrupa güvenliğine ilişkin, Avrupa'nın savaşı sonlandırmak için müzakereye zorlaması gerektiğini ve Avrupa'nın Rusya'ya güvenmemek için sebepleri olduğunu, Rusya'nın da güvenmemek için sebepleri olduğunu ifade etti. Rusya ile iletişim kurmak zorunluluğundan bahsederek, savaş sonrası ortamda müzakere ve diyalogun önemine işaret etti. Amerikan ve Avrupa arabuluculuğunun başarıya ulaşmasının önemli olduğunu sözlerine ekledi.