Halkevleri, 1 Mayıs’ta Taksim’de olunması gerektiğini ve bu kararlılıklarını açıkladı. Sorumluluğu üstlenerek, kolektif iradeyle hareket edeceklerini belirttiler.

(ANKARA) - Halkevleri tarafından yapılan açıklamada, bu yıl da 1 Mayıs’ta Taksim’de bulunulması gerektiği ve bunun kararlılıkla gerçekleştirileceği ilan edildi. Ayrıca, 1 Mayıs’ı örgütleme görevinin dışarıya bırakılmayacağı ve oyalama taktiklerine engel olunacağı belirtildi. Geçmiş yıllardan ders çıkarılarak, Taksim kararlılığıyla hareket edileceği vurgulandı ve dostlarla omuz omuza kolektif bir iradenin oluşturulacağı ifade edildi. Taksim’in 1 Mayıs alanı olduğu ve alınmayacağı bildirildi.
Halkevleri'nin internet sitesinde yer alan açıklamada, 2026 1 Mayıs’ının emperyalizm, Saray iktidarı ve savaş yanlısı sermayenin saldırılarının arttığı bir dönemde örgütleneceği kaydedildi. Türkiye’nin NATO zirvesine ev sahipliği yapacak olması ve emperyalist saldırıların bölgesel savaş planlarına zemin hazırladığı belirtildi. Saray iktidarının ABD ile sıkı işbirliği içinde olduğu ve muhalefet güçlerine karşı saldırılar yürüttüğü aktarıldı. Ayrıca, pandemi ve Ukrayna savaşının ardından artan yoksullaşma ve yaşam koşullarının ağırlaştığı anlatıldı.
İktidarın halk, doğa, kentler ve yaşam alanlarını yağmaladığı dile getirildi. Söz konusu saldırılara karşı direnmenin meşru ve hak olduğu vurgulandı. Tüm temel hakların gasp edildiği, emekçilerin yoksulluk, açlık ve ölüm koşullarına mahkum edildiği, demokratik hakların kullanılmasının engellendiği ve özgürlüklerin kısıtlandığı anlatıldı. İşçi sınıfının örgütlenme ve grev hakkının engellendiği, tutuklamaların sürdüğü ve gazetecilerin hapiste olduğu dile getirildi. Ayrıca, ifade özgürlüğü ve gösteri yasağının devam ettiği, polis ve jandarmanın saldırgan tavırlarına dikkat çekildi. Saray iktidarının işçi sınıfının politik varlık olarak yükselmesini engellemeye çalıştığı ifade edildi.
Türkiye işçi sınıfının eşit, özgür ve insanca bir yaşam talebinin, Saray’ın korkularını gerçeğe dönüştürebilecek tek güç olduğu vurgulandı. 1 Mayıs’ın önemine değinilerek, iktidarın yasaklarına rağmen, 1 Mayıs Meydanı’nda kutlamanın tarihsel ve anayasal hakkı olduğu belirtildi. Taksim Meydanı’nın, sadece tarihsel değil, işçi sınıfının varlığını, kendini örgütlenmesini ve alternatif bir toplumun simgesi olduğu ifade edildi. Parçalanmış sınıf ve hak birliğinin temsilcisi olarak Taksim’in önemi anlatıldı.
2025’teki 19 Mart isyanı ve devrimci iradelerin etkisiyle Taksim hedefinin güçlendiği, sendikalar ve sosyalistlerin bu inisiyatifi genişletme kararı aldığı kaydedildi. Geçen yılın deneyimlerinden yola çıkarak, geniş katılımın sağlanması gerektiği belirtildi. Taksim kararlılığıyla, sorumluluğun herkesçe üstlenilmesi gerekliliği vurgulandı. 2026 için, sınıf hareketinde Taksim iradesinin arttığı ve ön hazırlıkların nisan ayı öncesinde başladığı ifade edildi. Tartışmalarda, “bir günlük eylem” ötesine geçilerek, savaş ve baskılar karşısında iradenin güçlendirilmesine odaklanıldığı kaydedildi.
Halkevleri, 1 Mayıs’ta Taksim’de bulunma kararlılığını yineleyerek, sorumluluğu kabul ettiklerini ve bu konuda ortak iradeyi geliştireceklerini ilan etti. Dışarıdan görevi devretmeyerek, geçmiş deneyimlere dayanarak ve sorumluluğu üstlenerek, Taksim’in 1 Mayıs alanı olduğunu tekrar vurguladılar. “Vermeyecekler, alacağız” mottoyla hareket edileceği belirtildi.