Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu, Sevgi Parkı’nda ağaçların kesilmesine karşı çıktı. Ağaçların köklerinden söküldüğü ve bazılarını Asi Nehri’ne attıklarını belirtti. Doğa suçu olarak nitelendirdi.

HABER: Burcu Özkaya Günaydın
(HATAY)- Defne ilçesindeki Sevgi Parkı’nda ağaçların kepçelerle sökülmesine tepki gösteren Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanı Nilgün Karasu, Gezi şehitleri ve deprem kayıpları anısına dikilen ağaçların dahi kesildiğini belirtti. Karasu açıklamasında, Hatay Büyükşehir Belediyesi’ni doğa katliamını durdurmaya davet etti.
Dernek başkanı, ihbar üzerine geldiklerinde birçok ağacın köklerinden söküldüğünü ve bu durum karşısında büyük bir öfke ve acı hissettiklerini belirtti. Ayrıca, bazı ağaçların Asi Nehri’ne atıldığı, bazılarının ise yerlerinin gizlendiği görüldü. Bu tabloyun bir çalışma değil, kanıtları yok etmeye yönelik doğa suçu olduğunu vurguladı.
Sevgi Parkı’ndaki ağaçların, Devlet Su İşleri’nin talebiyle Hatay Büyükşehir Belediyesi Park, Bahçe ve Yeşil Alanlar Dairesi Başkanlığı tarafından kesildiği ifade edildi. Karasu, bu eylemin doğaya, yaşam hakkına ve halk sağlığına karşı gerçekleştirildiğini, yeşil alanların yasalara aykırı biçimde yok edildiğini dile getirdi. Bu durum, diğer alanlarda da benzer uygulamalar olduğunu gösteriyor. Örneğin, Atatürk Parkı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından şantiye alanına dönüştürülmüş ve bazı küçük parklar imara açılmıştır. Hangi kamu yararıyla bu uygulamaların yapıldığını sorguladı.
Karasu, özellikle 6 Şubat depremlerinden sonra yok edilen yeşil alanların ve kesilen ağaçların sayısının bilinmediğini belirterek, Hatay’ın betonla değil doğayla ilgisinin olması gerektiğine dikkat çekti. Şehirde çocukların ve halkın nefes alacak alanların kalmadığını, kesilen ağaçların bir kısmının Gezi şehitleri ve depremde yaşamını yitirenler anısına dikilen ağaçlar olduğunu söyledi. Ayrıca, Mardin’den getirilen ve Hatay Tabip Odası aracılığıyla dikilen ceviz ağacının bile kesilmiş olmasını kabul edilemez buldu. Yıl dönümüne yaklaşırken bu doğa kıyımının tesadüf olup olmadığını sordu ve şeffaf bilgi talep etti. Parkların yalnızca yeşil alan olmadığını, aynı zamanda yaşam, ekosistem ve halk sağlığı olduğunu vurguladı. Yapılan her ağaç kesiminin doğa katliamı olduğunu ve kentin betonla değil, doğayla yeniden hareketlenmesi gerektiğine dikkat çekti.