SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Güncel/Hatay’da acele kamulaştırma mağduriyeti: Tapudan çıkarılan 15 parsel ve adaletsizlikler

Hatay’da acele kamulaştırma mağduriyeti: Tapudan çıkarılan 15 parsel ve adaletsizlikler

Hatay’da 6 Şubat depreminin ardından başlatılan acele kamulaştırmalar, düşük bedel ve sınırlı itiraz hakkı nedeniyle mağduriyetleri beraberinde getiriyor. Mahalle sakinleri adaletsizlik iddia ediyor.

Hatay’da acele kamulaştırma mağduriyeti: Tapudan çıkarılan 15 parsel ve adaletsizlikler
Reklam yükleniyor...

Hatay’da acele kamulaştırma mağduriyeti: Tapudan çıkarılan 15 parsel ve adaletsizlikler

Depremin üçüncü yılına yaklaşılırken mağduriyetler devam ediyor

Hatay’da 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşanmasının ardından kamulaştırma mağduriyetleri gündeme geldi. Antakya’nın Gülderen Mahallesi’nde yapılması planlanan bölge hastanesi için tapulu ve sağlam evler ile tarım arazileri acele kamulaştırılırken, mahalle sakinleri düşük bedeller, sınırlı itiraz hakkı ve villaların kapsam dışında bırakılması nedeniyle adaletsizlik yaşandığını iddia ediyor.

Mahalleli yaşlı bir yurttaş, "Bu TOKİ’ler geldi, bizi kovacaklar. Zengin kişiler gelecek. Zenginlere niye dokunan yok? Biz ne yaptık bu devlete? Benim 15 tane parselime el koymuşlar, tapudan çıkardılar. Cumhurbaşkanıma sesleniyorum. Diyor ki, 'Üç çocuk yapın.' Biz altı çocuk yaptık. Benim arazimi devlet alıyor. Torunlarım nereye gidecek" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Mahalle sakinleri mağduriyetlerini dile getiriyor

Deprem sonrası taşındığı evi az hasar alan mahalle sakini, "Zorluklarla içinde yaptım. Çok mağdurum. Burada az ileride Mehmet Bulanık’ın evi var, onun evi ve bahçesi sınırından istimlak ediliyor. Bizim tarafa doğru, yukarı giderken de Belediye Başkanı İbrahim Naci Yapar ile diğer bazı yerler ve zenginlerin dubleks evleri var, onların evleri gitmiyor. Sadece bizim zararımıza oluyor. Köylü, emekli, mağdur olan insanlar biziz" dedi.

Mahalleli Cumhurbaşkanı’na sesleniyor

Mehmet Dirlik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a 9 ay önce gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ederken, sorunlarını anlattı: "9 ay önce Cumhurbaşkanım, Gülderen’de geldin ve konuşma yaptın. Talimat verdin, 'bu evlerin sıkıntılarını çözün' dedin. Âdem Vekil şu an hastane olsa da olmasa da bizim evimizi yıkacak. Sesimizi duy" dedi.

Depremin ilk günü evini ayakta bırakıp çatısını bağladıklarını belirten Kevser Dirlik, "İki buçuk yaşta engelli kızım ve yüzde 65 engelli eşimle beraber 25 kişiyiz. Evimizin kamulaştırılacağını ve yıkılacağını öğrendik. Hukuki yollarla başvurduk, başka yerimiz yok. Evimizin değeri 100 milyon, biz yaklaşık 3 milyon karşılığında çıkarılmaya çalışılıyoruz. Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, sesimizi duyun" diye konuştu.

Bir başka mahalle sakini ise, "Anam, babam, dedem, dedem dedesi buralıyım. TOKİ’ler geldi, bizi kovacaklar. Zengin kişiler gelecek. Zenginlere neden dokunmuyorlar? Biz ne yaptık bu devlete? 15 parselime el koydular, tapudan çıkardılar. Cumhurbaşkanıma sesleniyorum. 'Üç çocuk yapın.' Biz altı çocuk yaptık. Arazimi devlet alıyor. Torunlarım nereye gidecek?" diyerek tepkisini dile getirdi.

Rayiç bedel ve kredi sorunları

Tapu değerine göre rayiç bedel ödenmeye çalışıldığını belirten mahalle sakini, "Avrupa Birliği Fonu’ndan gelen kredi kullanılmıyor. Firma başvuruyor, kredi almak için. Burası tarım arazisi, ağaç ve bina kalmamış olsa da kredi çıkıyor. 154 milyon dolar kredi söz konusu" dedi.

Acele kamulaştırmanın hukuki boyutları ve mağduriyetler

Deprem sonrası acele kamulaştırma kararının bir ayda alınması yerine, tebligatların bir yıl sonra geldiğini anlatan Seyran Ateş, "Vatandaşlar dava açamadı veya itiraz edemedi çünkü tebligatlar geç ulaştı. Danıştay buna itiraz edilmesi gerektiğini söylüyor. Davalar şu anda yerel mahkemelerde yapılamıyor, Danıştay’a başvuruluyor. Danıştay savcısı mahkemenin haklı olduğunu, uygun olmadığını belirtiyor. Mahkeme ve karar süreçleri bu şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Etiketler:

guncelturkiye
Reklam yükleniyor...