Rüya temasıyla ilgili çeşitli düşünceler ve gözlemler içeren yazı. Rüyaların insan yaşamındaki yeri ve anlamı üzerine kaleme alınmış.

Pek az gözlemleriz, bazı durumlarda karikatürize ederek alay etsek de rüyalarımız, korkularımızı, hesaplarımızı, umudlarımızı ve endişelerimizi yansıtır. Rüyalara, ikinci gözlere sığınırız ve geleceği merak ederek, fincanlar veya benzeri araçlardan medet umarız.
Habis rüyalar bulunur ve bunlar içinden çıkılamayan nitelikte olabilir. Tabirler yapılır ve anlatılanlara, akan sulardan, ferah sabahlardan ve bal dilli akrabalardan bahsedilir. Zaman geçtikçe, rüyalar solar ve çıkmaz hale gelir.
Sevenler zamanla yiter, geri gelir ve tekrar düşlere girerler. Bazen farklı kişilerle ve hiç beklenmedik yerlerde rüya görürüz. Gençliğin, gençlik anılarımız ve en sevdiğimiz sinema sahneleri, bazen rüya kıyametleri şeklinde başrolde olur. Mükemmel bir şekilde, hayal ettiğimiz kaleleri fethedebilir veya güçleniriz. Yardımlar gecikir ve rüyalar el sallamaya devam eder.
Yaban rüyalar ise tamamen farklıdır. Büyük devlet adamlarının rüyası ile küçüklerin saltanat, menfaat ve mevki devletleri adına yaptıkları rüyalar birbirinden ayrılır. Amerikan başkanlarının, Stalin veya Hitler’in rüyaları merak edilir. Kemik, külah veya ciğer peşinde koşanlar veya idam mahkûmunun kara basanı gibi rüya nesneleri söz konusu olabilir.
Salihlerin ve bilgelerin yakaza halinde görülen rüyaları, sâdık rüyalar olarak değerlendirilir. Rüya silleleri ve bunların cezaları, mahkemeleri ve hapisleri olabilir. Görmenin dehşetleri ve rüyaların mahiyetleri sorgulanabilir. Zaman dışına çıkan ve göçe yakın olanların rüyaları, genellikle hayattan çekilme veya düşlerin başlıca misafirleri olabilir.
Rüyaların sürekli var olup olmadığını ve nasıl yorumlandığını sorgulayanlar mevcuttur. Gençlerin umutla giydirilmiş rüyaları ve karakterine göre değişen rüya anlamları, her zaman merak edilmiştir. Tembel kişiler, kesintisiz uyku ile çeşitli rüya görebilirler. Ancak, güzel rüyaların gerçekleşmesi için çabalayanların sayısı azdır. Sevdalar, korkular ve tasavvurlar hakkında çok sayıda rüya görürüz. Günlerin ve gecelerin tazyikiyle görülen rüya ve düşler ise, gündüz ve gece durumlarıyla ilişkili olabilir.
Bazen rüyalar, yanılsamaların veya basiretsizliğin belirtisi olur. Düşler, diğerlerini ve olayları, bazen de yabancı yalancı düşleriyle değerlendiririz. Kehanet anlamında görülen ve kabul edilen rüyalar bulunur; yol gösterici ya da saptırıcı olabilirler. Bu nedenle onları sevip, gözü kapalı şekilde tefsir etmek istenir. “Hiç rüya görmem” diyenlerin bile çocukluk dönemine ait en az bir rüya hatırası vardır. Sevdiğimiz veya sıkıntı yaşadığımız kişilerle ilgili rüyalar da, sürekli hatırlanmak istenir. Rüyalar, gündüz izlenimleri ve düşüncelerle de şekillenir. Geceler ve gündüzler, rüya ve hayal dünyasının farklı boyutlarıdır.
Rüya bazen, yanılsamaların ya da basiretsizliğin göstergesi olabiliyor. Rüya dizileri ve halk kültüründe, rüyaların çeşitli anlamlar taşıdığı kabul edilir. Dünya ve insan rüyalarıyla da ilgilidir, hayırlı rüyalar temennisiyle sona erer.