Hz. Peygamberin dünya hayatı ile ilgili anlatımları ve Hafız Şirazî'nin öğütleri özetleniyor. Dünya hayatının geçici ve ahiretin kalıcı olduğu vurgulanıyor.

Peygamberimiz (sav), “Bir yolcu, yolda giderken yoruldu. Bir bölgede dinlendi, terini sildi ve yoluna devam etti. İşte insanın, dünyada kaldığı süre, o dinlenme zamanı kadardır.” diyerek, dünyanın geçici olduğunu ve insanın burada sadece bir misafir olduğunu anlatmıştır. Kişi ölünce, küçük kıyamet de kopar. Büyük kıyamet ve mahşer, herkesin karşılaşacağı gerçektir.
Veysel Karani’ye (ra) kendilerine nasihat edilmesi üzerine, “Babalarınız, dedeleriniz ve onların anneleri hep gittiler. Siz onlardan nasihat almazsanız, neden alacaksınız?” diyerek, dünya hayatının sürekliliğine dikkat çekmiştir. Dünya, insanı öğütmeye devam eden bir değirmen gibidir ve Rabbimizin emriyle İsrafil’in suru üflemesine kadar sürecektir.
Aslında kıyamet, ölünce kopar. Kişi, ölümüyle küçük bir kıyamet yaşar. Büyük kıyamet ise, herkesin sonunda mahşer hayatında gerçekleşecektir. İnsan, bu yolculukta hazır olmalı ve ahiret gününe kesinlikle inanmalıdır.
Hafız Şirazi, sevgi ve Allah’a bağlılıkla dolu bir kişiydi. Dünya, bir gül bahçesine benzer; bir gül koparılır, koklanmak istenir. Azrail (as), sesini duyurarak “Yükünü bağla, yola devam” der. İnsan, dünyaya gelirken ahirete gidiş amacıyla gelir. Dünya, kabir veya beşik ile mezar arasındaki yolculuktur ve insanlar bu yolculukta sadece yolcudur. Dünya zevkleri aldatmasın, her gün sona erecek ve herkes ölecek, sonra dirilip Allah’ın huzurunda hesap verecektir. Bir deyişle, ölüm sabah ezanı ile gelir.
Peygamberimiz (sav), birlikte olduğu sahabelerle mescidde bulunuyordu. Bir fakir, aç olduğunu ve kendini doyurmak istediğini söyledi. Peygamberimiz (sav), evlerine haber gönderdi, ancak yiyecek yoktu. Sahabelere sordu, “Kim bu aç insana yardım eder?” diye. Ensardan Ebu Talha (ra), “Ben ya Resulallah” diyerek, eşyalarını alıp, hanımına danıştı. Çocukları uyut ve kandili söndürsünler, böylece misafir doysun diye plan yaptı. Aynı akşam Allah (cc) Peygamberimiz’e, onların yaptığı iyi işleri kabul ettiğini bildirdi. Bu olayda üç önemli nokta vardır: Peygamber’sin önce kendi evinden ve sahabelerden yardım istemesi, az yiyeceklerle yardım edilmesi ve sahabenin cömertliği. Allah (cc), peygamberimizin ve sahabenin cömertliğinden razı olmuştur.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.