Hz. Peygamber (sav) sahabelerine sohbet ederken, bir gencin ölümüyle sonuçlanan olay anlatılıyor. Peygamberimizin ayet okuması ve bunun gençteki etkisi öne çıkıyor.

Hz. Peygamber (sav), sahabelerine sohbet ederken, içlerinde genç bir sahabi de bulunuyordu. O esnada, Tahrim suresi 6. ayet nazil oldu: “Yakıtı taşlar ve insanlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ehlinizi koruyun.” Bu ayeti duyan genç sahabi, kalkarak uzaklaştı ve birkaç gün görünmedi.
Peygamberimiz (sav), gence ne olduğunu sordu. O, hasta olduğunu bildirdi. Peygamberimiz (sav) daha sonra ziyaretine gitti ve kapıyı babası açtı. Genç, hasta yatıyordu. Peygamberimize (sav) gördüğünde ayağa kalktı, ona sarıldı ve Peygamberimizin (sav) kollarında hayatını kaybetti. Bunun üzerine Peygamberimiz (sav) “Kişi nasıl yaşarsa, öyle ölür. Nasıl ölürse, öyle dirilir” buyurdu.
Sonuç olarak; Peygamberimizin (sav) okuduğu ayet, Allah’ın (cc) korkusundan genç adamı hasta etmiş ve ruhunu teslim etmesine neden olmuştu. Bu olay, manevi korkunun ne kadar güçlü olabileceğini gösterdi. Allah (cc) korkusunun artmasıyla, insanların güzel amel işlemenin arttığını ifade etti. İnsanlar, Allah’a (cc) karşı hem korkularını hem de sevgilerini artırmalıdır. İstemek bizden, Allah’ın (cc) ise isteyenleri boş çevirmemesi söz konusudur. Niyet hayır, akıbet hayırdır.
Peygamber (sav), gelen ayetleri insanlara anlatır, emri ve yasakları bildirirdi. 23 yıllık tebliğ sürecinde, sahabi sayısı 124.000’e ulaşmıştı, ancak bu süreç kolay olmamıştı. İtiraz ve sorular asla bitmiyordu.
Medine’de, müşrikler, Hristiyanlar ve Yahudilerle bir arada yaşadı. Çoğu zaman İslam’a karşı işbirliği yaptılar. Peygamberimiz (sav), Allah’ın izniyle birçok mucize gösterdi. İnsanlar inandıkça, müşrikler de itiraz etmeye devam ediyordu ve Peygambere (sav) dünyalık rüyaları istekleriyle geliyorlardı. Müşrikler, “Safa tepesini altın yap, biz zengin olalım” diyerek, dünyalık menfaatler talep ediyorlardı.
Allah’a (cc) yalvaran Peygamberimiz (sav), onların isteklerini kabul etmenin, iman etmeseler bile nesillerinde inanan insanların çıkacağını Allah’tan istedi. Allah, bu isteğe cevap verdi ve kavim helak edilmedi.
Peygamberimiz (sav), 124.000 kişilik ümmetine sahipti. Veda hutbesinde, bu sayıda sahabi bulunuyordu. Allah (cc) onlara rahmet etsin. Kalanlar, çeşitli ülkelerden, Buhara, Semerkand, Hindistan, Çin, Afrika, Anadolu ve Kafkasya’ya dağılarak İslam’ı tebliğ etmişlerdir. Tarih, bu tür cihat olaylarıyla doludur. Şehit olan büyük kahramanlarımızı rahmetle anıyoruz. Vefa duygusuyla onları anmak, mahşerde buluşmayı umut etmektir.
Hoşça kalın, Allah’a emanet olun.