İBB'ye yönelik davanın 10. duruşmasında tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, savunmasında sağlık uygulamalarına tepki gösterdi ve adaletin sonunda gerçekleşeceğine inandığını belirtti. Duruşma yarın devam edecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ilişkin davanın üçüncü haftasında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan duruşmada, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık, 5 saat süren savunmasını gerçekleştirdi. Çalık, son dönemlerde yaşanan ailesel ve sağlık sorunlarına değindi ve bu durumlardan bağımsız olduğunu belirtti. İzmir’in Buca ilçesinde, tutuklu yargılandığını ve yaklaşık bir yıldır özgürlüğünden mahrum olduğunu ifade etti, inancını kaybetmediğini aktardı.
Çalık, yalanların ve çelişkili ifadelerin dosyada yer aldığını, somut ve kesin deliller olmadan mahkûmiyet kurulamayacağını belirtti. Aynı zamanda hukuksuz hiçbir iş yapmadığını, Beylikdüzü halkına zarar veren kararlar almadığını ve şöhret için değil, çocukların daha güzel bir gelecek için çalıştığını kaydetti. Görev yaptığı dönemde hiçbir evrağı okumadan imzalamadığını ve belediyeyi bir görev olarak gördüğünü açıkladı. Ayrıca, sağlık durumu hakkında 2000 yılında lösemi tedavisi gördüğünü, 2008 yılında lenfoma nedeniyle iki kez ameliyat olduğunu belirtti ve bu bilgileri ajitasyon amacıyla paylaşmadığını söyledi.
Çalık, tutukluluk sürecinde İzmir’e sevk edildiğini ve bu sevk gerekçesini bilmediğini belirtti. İzmir’de yaklaşık 25 kilo verdiğini, buradaki tedavi ve araştırmalarda 16 gün kaldığını, biyopsi ve tetkiklerin gerçekleştirildiğini dile getirdi. Kanser ve lenfoma risklerinin artabileceği yönünde teşhisler olduğunu, raporların eksik olduğunu ve hastalığın remisyon sınırlarında olduğunu belirtti. Adli Tıp raporlarının kabul edilmediğini ve şehir hastanesi raporlarının yalnızca belirli bulguları içerdiğini anlattı.
Şehir hastanelerinde 18 gün kalan Çalık’ın kan değerlerinin sürekli düşük olduğunu, nötropeni ve lökopeni riskleri bulunduğunu ifade etti. Raporların sadece son üç gününü yansıttığını ve değerlerin düşük olduğu dönemlerin göz ardı edildiğini aktardı. Anayasa Mahkemesi kararına da değinen Çalık, kararın kendisini üzdüğünü ve rahatsızlıklarının ciddi olduğunu belirtti. Cezaevinde sağlık tedbirleri kapsamında sadece tansiyonun ölçüldüğünü, bunun yetersiz olduğunu ve kanser riskini tansiyondan anlamanın mümkün olmadığını söyledi. Ayrıca ilaç kullanımı ve sağlık uygulamalarıyla ilgili olumsuzluklara tepki gösterdi.
Çalık, savunmasını şiirle tamamladı ve adaletin mutlaka tecelli edeceğine inandığını belirterek, tahliyesini talep etti. Son olarak, sözlerini şu dizelerle bitirdi: “Görüş zamanını sınırlasalar da, hak etmediklerini yaşatsalar da, önüne zorluklar koysalar da, çare değil yaşadıklarım. Bileklerine kelepçeler taksalar da, gecenin içinde saklasalar da, duygularını serbest bıraksalar da, yalnızlık değil yaşadıklarım. Demir kapıları kapatsalar da, günleri sana saydırsalar da, içimde yangınlar çıkartsalar da, umutsuzluk değil yaşadıklarım.”
Çalık, mahkemede adaletin sonunda mutlaka gerçekleşeceğine inandığını vurguladı. Tahliyesine yönelik talebini yineledi ve özgürlük kavramının önemine değindi. Durışma, yarın saat 10:00'da devam edecek.