İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 sanıklı dava 17. gününde devam ediyor. İmamoğlu, duruşmada davanın çöktüğünü ifade etti.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası, 17. gününde, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda devam ediyor.
Toplamda 89 tutuklu sanık duruşmaya katıldı. Katılanlar arasında İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve Avukatı Mehmet Pehlivan yer aldı.
İmamoğlu, duruşmada yaptığı konuşmada, "Bu bir siyasi davadır. Çökmüştür. Ana aşamada çökmüş olan sadece bu dava değil, aynı zamanda iddia makamıdır" dedi. Ayrıca, iddianameyi "bir terfiname" olarak nitelendirdi. İddianame de suç örgütü suçlaması ve örgüt yöneticisi olarak belirtilen Hüseyin Gün isimli kişiyle ilgili soruları da içermektedir.
İmamoğlu, "Orgüt lideri sayılan kişiyi tanımıyorum. Bu örgüt yapısında ilgili kişiyi bilmiyorum. Bu dava çökmüştür ve bu aşamada iddia makamı da çökmüştür" ifadelerini kullandı. Ayrıca, suç örgütüyle ilgili iddiaların siyasi olduğunu belirtti ve bu iddiaların an itibarıyla çöktüğünü vurguladı.
Duruşma sırasında, savcıların ve avukatların çeşitli soruları yanında, Ekrem İmamoğlu ile Emrah Yüksel arasında soru-cevap diyalogları gerçekleşti. Emrah Yüksel, suç örgütü yöneticisi olarak adlandırılan Hüseyin Gün isimli kişiyle ilgili tanınmadığını ve bu konuda bilgi sahibi olmadığını belirtti.
Ayrıca, veri sızıntısı ve USOM raporlarıyla ilgili çeşitli teknik sorular da yöneltildi. Emrah Yüksel, incelemeden 6 gün sonra verilerin “Dark Web”de yayınlandığını ve verilerin mobil uygulamada bulunmadığını açıkladı. Mahkeme, İnceleme ve sızıntı ihtimalleri üzerine değerlendirme yaptı.
Avukatlar, dosyanın hukuki durumu ve tutuklulukların gerekliliği konusundaki görüşlerini dile getirdi. Berksoy, savcılık soruşturmasının “hasmane ve düşmanca” olduğunu belirtti ve tutuklulukların yasal olmadığını ifade etti. Duruşmaya ara verildi ve liderlerin duruşma salonundan ayrılmasıyla sonuçlandı.