İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 414 sanıklı İBB Davası'nın 20. gününde, avukat Kazım Yiğit Akalın mahkemeden çeşitli iddialarda bulundu ve duruşma devam ediyor.

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 414 sanıklı İBB Davası, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki 1 No'lu salonda görülüyor. Duruşma kapsamında, Ekrem İmamoğlu'nun kampanya direktörü Necati Özkan’ın savunması ve avukatlarının savunması alınıyor.
Avukat Kazım Yiğit Akalın, emniyet ifadelerinde gizli tanıkların isimleri ve beyanlarındaki tutarsızlıkları dile getirdi. Akalın, “Meşe” ve “İlke” isimli gizli tanıkların ifadelerinin kayıtlarda tutarsızlık gösterdiğine dikkat çekti. "Meşe"nin ve "İlke"nin ifadelerinin farklı zamanlarda ve farklı içeriklerle verildiğini belirten Akalın, ifadelerin sahtecilik içerdiğini vurguladı. Ayrıca, "İlke" ve "Meşe" isimleriyle ifadelerin uyumsuz olduğunun altını çizdi. Akalın, "İlke" ve "Meşe" isimli tanıkların aynı anda bulunmasının istenmesine rağmen, bunların çağrılmadığını ve bunun nedeninin bilinmediğini ifade etti.
Akalın, HTS baz istasyonlarının baz alınarak yapılan eşleştirmelere ilişkin iddiaları eleştirerek, "Dışarıdaki baz istasyonundan sinyal alınması halinde bunun tespiti mümkün değildir" dedi. Ayrıca, telefonun şu an bağlı olduğu baz istasyonunun yaklaşık 50 metre yakında olduğunu ve bunun tespit edilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Akalın, "Gerçek anlamda 'sıfır metre baz' diye bir şey yok" diyerek, teknolojinin bu konuda yetersiz olduğunu vurguladı.
Akalın, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bağımsız ve iletişim halinde olmayan iki kurum olduğunu belirtti. "18 Mart saat 20.00’de diplomayı iptal edip, ardından 102 kişilik gözaltı listesine Ekrem İmamoğlu’nu dahil ettiler. Bu durumda, topuma ‘bu dava siyasi değildir’ demek mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
Duruşmaya bir saat ara verildi.