İBB Davası'nın 7. gününde Silivri'de devam ediliyor. İmamoğlu, duruşma başında mahkeme salonu giriş kısıtlamalarının kaldırılmasını istedi ve ülkenin ciddi kayıplar yaşadığını belirtti.

407 sanıklı İBB Davası'nın görülmesine, 7'inci gününde Silivri'de devam ediliyor. Duruşmanın başında söz alan İmamoğlu, "Gözlemlediğim kadarıyla burada gerçekten asimetrik bir durum, yaşanan bir sıkıntı var" dedi. Müzakere kapılarının açık tutulması halinde kimsenin mahkemeye saygısızlık yapmayacağını ifade etti ve duruşma salonuna girişte uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasını istedi. İmamoğlu, "Son olarak, 'sürpriz' dediğim çıkışların bu ülkeye çok şey kazandıracağını düşünüyorum. Bu ülke bir yılda 150 milyar dolar kaybetti. Bu dava öyle sıradan bir dava değil; çok büyük bir dava. Bu mahkeme, bu duruşma çok önemli. Sorumluluğunuz çok büyük..." diyerek konuşmasını tamamladı.
İmamoğlu şunları söyledi:"Ramazan ayındayız... Ramazan Bayramı geliyor. İnşallah herkesin ettiği dualar -eminim ki huzur, barış, adalet, mutluluk ve geçim içindir- kabul olur. Hepsinin kabulünü diliyorum."Gözlemlediğim kadarıyla burada gerçekten asimetrik bir durum, yaşanan bir sıkıntı var"Ramazan Bayramı’na giriyoruz ve bugün bayramdan önceki son gün. Dolayısıyla, olgunlaşma ve karşılıklı müzakere süreçleri yaşandı. İnsanların kendi sıkıntılarından ve yaşadıklarından kaynaklanan talepleri oldu. Bu çerçevede, benim gözlemlediğim kadarıyla burada gerçekten asimetrik bir durum, yaşanan bir sıkıntı var.Örneğin, ailelerden bir kişi alınıyor. Ben telefon hakkım kapsamında, haftada 10 dakika eşimle görüştüm. Aileden biri… Bu insanların aileleriyle görüşmeleri oldukça sınırlı. Buraya gelip görenler mutlu oluyor, umudu artıyor. Bu insanların 'bir kişi' kısıtlamasıyla buraya gelmelerinin doğru olmadığını düşünüyorum."'3 avukatla sınırlama'nın da doğru olmadığını düşünüyorum"İkinci asimetrik durum: 107 tutuklu öncelikli yargılanıyor ve bu tutukluların sadece 3 avukatıyla görüşebileceği söyleniyor. Bu ise şu noktada eksik kalıyor: İnsanların haftada bir gün görüşme hakları devam ediyor ve bu günleri değiştirmiyorlar. Mesela, kendi adıma, her gün katılmak istiyorum dediğimde, izin günümden başka güne alınıyorum. Bu nedenle, '3 avukatla sınırlama'nın da uygun görmediğini düşünüyorum.Yani, bu, sadece Türkiye’nin değil, dünya çapında takip edilen bir duruşma. Umarım adalete inanç yüzde 15’lere düşmüş durumda bu mahkemede yeniden güçlenir; geri dönüş başlar. Meslektaşlarımızın, avukatların duruşmayı dinlemek ve takip etmek istemesi; barolar ve destek gruplarının varlığı, bunun da çok katı sınırlamalara dönüştüğünü düşünüyorum."Medyanın duruşmayı 50-60 metre geriden izlemek zorunda bırakılması mahkemenin itibarını zedeler"Çok önemli bir konu da medya. Buraya kuşbakışı, yaklaşık 50-60 metre geriden izlemek zorunluluğu, mahkemenin itibarını zedeliyor. Boşluklar var ve bunların temel sebebi kısıtlamalar. Basının burayı izleyip takip etmesi, kamuoyu ve heyetin daha iyi tanınması için önemlidir. Bu şekilde uygulanması sorun yaratır.Sonrasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili'nin girişinin engellenmesi de dikkat çekiyor. Sonradan birkaç müzakere olsa da, yine de giriş yapamadı. Bu durum nasıl oluyor? Düşünün ki, belediyenin yöneticileri burada, belediye başkanı da. Sadece başkanvekili değil, genel sekreter yardımcıları da buraya gelmek istiyor çünkü söz konusu her konu bu yöneticilerle ilgilidir.İşte, ben yılda bir kez yöneticileri davet ediyorum. Bin üç yüz kişiyle, tam gün süren bir toplantı yapıyoruz. Bu toplantı, büyükşehir yöneticilerinin konulara doğrudan vakıf olmasını sağlıyor."Bunlar çete değil veya ayıplı suç peşinde koşan insanlar değil"Bunlar -özür dilerim- çete değil, ayıplı suç peşinde koşan insanlar da değil. Güçlü, itibarlı ve liyakatli insanların burada oldukları biliniyor. CHP ilk günden suçlu ve kapatılmaya yakın bir konumda gösteriyor. İl başkanının girişinin bile ayrı bir lütuf olduğu düşünülemez. Bu konuda, derinlemesine müzakerelerle, bilgi akışıyla ve planlı çalışmalarla herkes buraya medeni bir şekilde gelmeye çalışıyor. Güzel niyetle taahhüt ediyoruz ki, bu süreci kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz."Bu tür asimetrik sınırlama ve kısıtlamalar adil yargılanma sürecine katkı sağlamaz"Bakın, yargının zor durumda olduğu bu süreçte herkes sorumluluk almaya hazır. Bu, CHP, muhalefet, belediye ya da diğer kurumlar fark etmeksizin. Taahhüt ediyoruz ki, bayram boyunca bu durumu daha iyi değerlendirelim. Ailelerinizle beraber olacağınız zamanlarda bile, bu konuda duyarlı olunmasını istiyoruz."Bunlar size veya heyete katkı sağlamaz"Bu kadar zor koşullarda, adil yargılanma için alınan sınırlamaların, hiçbir şekilde sizin ya da mahkemenin yararına olmadığı açıktır. Bu durumların tersine çevrilmesine umut ediyoruz; insanların buna ihtiyacı var.Son olarak, tarih boyunca ilginç çıkışlar olmuştur. Sözlerimi tamamlarken, müzakere kapılarının açıksa, kimse mahkemeye saygısızlık yapmaz. Sadece iyi niyet ve şeffaflıkla, daha itibarlı ve medeni bir ortam oluşur. Bu yaklaşımla, kazanım yüce Türk yargısı ve milleti olur. Bunları paylaşmak istedim ve bayramda herkesin güzel günler geçirmesini diledim."