İBB davasında ikinci gün savunmaları başladı. Aykut Erdoğdu, adalet ve eşitlik sorunlarına dikkat çekerek, davanın 86 milyonun davası olduğunu belirtti.

Haber: Zuhal Çiloğlan / Esra Tokat
İSTANBUL - CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci gününde savunma yapan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, "Ben AK Parti'nin milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı olsaydım aynı koşullarda tutuklanır mıydım? Bunu 86 milyona ve size soruyorum. Herkes 'hayır' diyor. Gerçek çok açık. Ama aynı zamanda kanun önünde eşitlik olmadığını da görüyoruz. İddianame 'siz bu Cumhurbaşkanı adayını seçemezsiniz' diyor. Bir milletin iradesine ‘sen Ekrem İmamoğlu'nu seçemezsiniz’ diyorsunuz. Artık bu dava benim değil, Ekrem İmamoğlu'nun da değil, 86 milyonun davasıdır" dedi. Duruşma, Erdoğdu ve avukatlarının savunmasıyla sona erdi ve yarın devam edecek.
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde, Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen davada mahkeme başkanı, avukatların UYAP'a yüklenmediği kabul kararını dosyaya ekledi. İddianame ve kabul kararı okundu. İddianamenin özeti 33 dakika sürdü. Sanıkların kimlik tespiti savunma sırasında yapılacak ve duruşma, konuşmanın ardından sona erecek.
Duruşma sonrası, mahkeme başkanı ve savcılar, İmamoğlu'nun konuşmasıyla ilgili sorular yöneltti. Serdal Taşkın'ın avukatı Ali Rıza Dizdar, yapay zeka ile hazırlanan tensip zaptını eleştirdi ve İmamoğlu'nun 2020'de cumhurbaşkanı olacağına inandığını söyledi. Mahkeme, Ramazan Bayramı tatilini ilan etti, duruşmalar Mart ve Nisan aylarında gerçekleştirilecek ve muhtemelen sanıkların değerlendirilmesi yapılacak.
İlk olarak, eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu savunmasını yaptı. Rüşvete aracılık suçlamasıyla yargılanan Erdoğdu, savunmasında adil yargılanma hakkının kısıtlandığını, delillerin yeterli olmadığını ve tutukluluğunun hukuka aykırı olduğunu belirtti. Parayla ilgili iddialara cevap verirken, delillerin güvenilir olmadığını ve baz verilerinin gerçekliği yansıtmadığını savundu. Aynı zamanda, kendisinin suçsuz olduğunu ve tutuklanmasının haksız olduğunu dile getirdi.
Erdoğdu, tutuklama koşullarını ve delil durumu hakkında detaylar verdi; baz verilerinin yetersiz ve güvensiz olduğunu belirtti. Ayrıca, kendisinin yan yana olduklarını gösteren delillerin bulunmadığını ve tutukluluk halinin kaldırılmasını talep etti.
Erdoğdu'nun avukatı Hüseyin Ersöz, etkin pişmanlık ve itirafların delil olamayacağını, HTS ve baz kayıtlarının doğruluğunun sorgulanması gerektiğini söyledi. Ayrıca, tutukluluk incelemesinin hukuka uygun yapılmadığını ve sanıkların tahliyesi gerektiğini vurguladı.
Bir başka avukat Ömer Süha Aldan ise, Serkan Aydın’ın da ağır hastalık raporuna sahip olduğunu ve ifadelerin taraflar arasında karşılaştırmalı olduğunu belirtti. Gözaltına alınma ve ifadelerdeki çelişkilerin üzerinde durdu.