Iğdır'da boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından öldürülen Esra Ertekin davasında mahkeme, sanık Ferdi Bağcı'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Duruşma sonrası duygusal anlar yaşandı.

Haber: Serdar ÜNSAL
(IĞDIR) - Iğdır’da boşanma aşamasında olduğu eşi tarafından öldürülen Esra Ertekin davasında son karar verildi. Genç kadını 38 bıçak darbesiyle öldüren uzman çavuş Ferdi Bağcı, mahkeme tarafından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Geçen yıl gerçekleşen ve kamuoyunda büyük tepki çeken kadın cinayetine ilişkin davanın son duruşması Iğdır’da bugün gerçekleştirildi. Tutuklu sanık Ferdi Bağcı’nın yargılandığı dava kapsamında mahkeme, sanığın eşe karşı kasten öldürme suçunu nitelikli hallerle işlediğine hükmetti ve en ağır cezayı olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını verdi. Kararın açıklanmasının ardından duruşma salonunda duygusal anlar yaşandı. Esra Ertekin’in ailesi ve yakınları gözyaşlarını tutamazken, fenalaşarak baygınlık geçirdikleri öğrenildi.
Esra Ertekin’in ailesi, yakınları ve kadın cinayetlerine karşı mücadele eden vatandaşlar, kararı “gecikmiş olsa da adaletin tecellisi” şeklinde değerlendirdi. Mahkeme sonrası Esra Ertekin’in ailesinin avukatı Tolgahan Şafak, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Şafak, verilen kararın kamu vicdanını kısmen rahatlatığını ancak dosyada yer alan bazı nitelikli hallere ilişkin hukuki değerlendirmelerin sürdüğünü belirtti. Ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Dosya kapsamındaki deliller, bu cinayetin tasarlanarak ve canavarca hisle işlendiğini göstermektedir. Mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet cezası verdi, bu önemli bir karardır. Ancak biz, olayın tüm nitelikli yönleriyle hükme yansıtılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle kararın üst mahkeme tarafından da değerlendirilmesi için yasal haklarımızı kullanacağız.”
Avukat Şafak, ayrıca dava sürecinden sorumlu basın mensuplarına teşekkür ederek, kadına yönelik şiddetin sona ermesi için toplumsal duyarlılığın artmasının önemli olduğunu vurguladı. Aile ve avukatlar, bu davanın sadece bir ceza yargılaması olmadığını, aynı zamanda kadın cinayetlerine karşı verilen toplumsal mücadelenin bir parçası olduğunu belirterek, “Artık kadınlar ve çocuklar ölmesin, anneler ağlamasın” çağrısında bulundu.