İnsan Hakları Derneği, Milas ve İkizköy’deki acele kamulaştırma sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, hukuka aykırı müdahalelere ve tutuklamalara dikkat çekti. Yargıdan kararlar bekleniyor.

(ANKARA) - İnsan Hakları Derneği (İHD), Milas ve İkizköy’deki acele kamulaştırma işlemleriyle ilgili açıklama yaptı. Açıklamada, "Acele kamulaştırma işleminin hukuka uygunluğu idari yargı mercileri tarafından henüz denetlenmemişken, taşınmazlara yönelik fiili müdahalenin başlatılması açık bir hak ihlali riski doğurmaktadır" ifadeleri yer aldı. Dernek, bölgedeki müdahalelere ve çevresel alanlara yönelik uygulamalara tepki gösterdi. Ayrıca, ikizköylü Esra Işık’ın tutuklanmasını "kaygı verici" olarak nitelendirdi ve Danıştay’da devam eden 96 iptal davasında yürütmenin durdurulmasına yönelik karar alınmasını talep etti.
İHD Ekoloji ve Yaşam Hakkı Komisyonu, Muğla’nın Milas ilçesi ve İkizköy’deki acele kamulaştırma süreci ve bölgedeki müdahaleleri açıkladı. Zeytinlikler ve tarım alanlarındaki "el koyma" işlemlerine tepki gösterildi. Yargı sürecinin tamamlanmadan taşınmazlara fiili müdahalenin hukuk kurallarına aykırı olduğu vurgulandı. Danıştay’da yaklaşık 200 parseli kapsayan 96 iptal davası olduğu ve bu davaların yürütmenin durdurulmasıyla sonuçlanması gerektiği belirtildi. Mülkiyet hakkı ve yaşam hakkı gibi temel hakların, çevresel değerlerin ve yaşam alanlarının korunması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, Milas ve İkizköy’de gerçekleştirilen keşif ve müdahalelerin geri dönüşü olmayan süreçlerin başlangıcı olduğu belirtildi. Zeytin ağaçlarının kesilmesi ve tarım alanlarının yok edilmesi halinde, zararların giderilmesinin mümkün olmayacağı kaydedildi. Bu durum yargı denetiminin etkisiz kalmasına ve hukuk devleti ilkelerine aykırı uygulamalara yol açabilir. Kanun düzenlemeleriyle birlikte, doğa ve yaşam alanlarının korunmasına ilişkin güvencelerin zayıflatıldığı ve çevresel müdahale yetkilerinin ölçüsüzleştirildiği ifade edildi.
İnsan Hakları Derneği, tutuklanan Esra Işık’ın derhal serbest bırakılmasını, acele kamulaştırma kararlarının durdurulmasını ve yargı kararlarının uygulanmasını talep etti. Ayrıca, Çevre hakkını güvence altına alan kanunların iptal edilmesini ve yargı denetiminin etkin hale getirilmesini istedi. Bölgedeki yaşam alanlarının, zeytinliklerin ve çevresel değerlerin korunması çağrısında bulunuldu. Yurttaşların baskıya ve hak ihlallerine karşı duyarlı olmaya ve dayanışma göstermeye çağrıldı.