İHD Tunceli Şubesi Eş Başkanı Özgür Ateş, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik artan baskılardan bahsederek, gazetecilerin hedef haline getirildiğini belirtti.

Haber: Caner AKTAN
(TUNCELİ) - İnsan Hakları Derneği (İHD) Tunceli Şubesi Eş Başkanı Özgür Ateş, Türkiye’de basın ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların artış gösterdiğini vurguladı ve kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğu üstlenen gazetecilerin gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargı baskısıyla karşılaştığını söyledi.
İHD Tunceli Şubesi üyeleri, basın özgürlüğü ve tutuklu gazetecilere ilişkin basın açıklaması yaptı ve bu açıklamayı Şube Eş Başkanı Özgür Ateş okudu.
Ateş, gazeteciliğin kriminalize edilerek susturulmak istendiğini ve haber takibi, gerçekleri yazma ile kamuoyunu bilgilendirme faaliyetlerinin suç kabul edildiğine dikkat çekti:
“Kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğunu yerine getiren gazeteciler gözaltı, tutuklama, soruşturma ve yargı baskısıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Haber takibi yapmak, gerçekleri yazmak ve kamuoyunu bilgilendirmek suç gibi gösterilmektedir; gazeteciler hedef haline getirilmektedir.”
Ateş, son zamanlarda gazetecilere yönelik operasyonların yoğunlaştığını belirterek şöyle dedi:
“Gazetecilere yönelik operasyonlar, ev baskınları, dijital materyallere el koymalar, uzun gözaltı süreleri ve tutuklamalar hâlâ yaygındır. Yargı, baskı aracı haline gelmiş ve sistematik bir sindirme politikası yürütülmektedir. Bu durum hem basın emekçilerini hem de toplumun haber alma hakkını ve demokratik yaşamı tehdit etmektedir. Gazetecilik nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakılan Cihan Berk tutuklu, duruşması ise toplumun haber alma hakkını yargılayan bir süreç haline gelmiştir.”
Ateş, “Dezenformasyon Yasası”nın gazetecilere baskı oluşturduğunu kaydetti ve şunları söyledi:
“‘Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlamasının muğlaklığı gazetecilerin haber yapma pratiği üzerinde caydırıcı bir etki yapmaktadır. 20 Şubat’taki Alican Uludağ, 15 Mart 2026’daki Bilal Özcan, 21 Mart 2026’daki ise İsmail Arı'nın benzer suçlamalarla gözaltına alınması ve tutuklanmaları bu düzenlemenin nasıl uygulandığını göstermektedir. Ayrıca Müslüm Koyun, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Züleyha Müldür ev baskınlarıyla gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır. Bu baskılara rağmen gazeteciler haber üretimine ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam etmektedir.”
Ateş, gazeteci Ertan Çıta’nın yargılama sürecine değinerek, “Dersim Belediyesi’ne kayyum atanmasının ardından protestolara katıldığı gerekçesiyle yargılanan Çıta’nın durumu, ifade özgürlüğünün daraltıldığını göstermektedir. Gazetecilere ilişkin soruşturmalar, haber ve paylaşımlara dayandırılarak sürdürülen baskıların sistematik olduğunu ortaya koymaktadır. Gazetecilik suç değildir ve basın özgürlüğü demokrasi için vazgeçilmezdir. Özgür basın olmadan halk gerçeklere ulaşamaz.” dedi.