İnönü Üniversitesi İnşaat Fakültesi öğretim görevlisi Vehbi Aluçlu, Malatya’daki deprem sonrası yapılaşma ve planlama süreçlerini değerlendirdi. Mevcut planların şehrin gelişimini engellediğini belirtti.

ANKA Haber Ajansı’na konuşan İnönü Üniversitesi İnşaat Fakültesi öğretim görevlisi inşaat mühendisi Vehbi Aluçlu, deprem sonrası yürütülen yapılaşma sürecinin sürdürüldüğü Malatya’da konut üretiminde ciddi gecikmeler yaşandığını, yerinde dönüşümün sağlıklı olmadığını ve mevcut planlama anlayışının şehrin geleceğine yeterince cevap vermediğini ifade etti.
Yaklaşık 100 bin konutun yeniden inşa edildiğine değinen Aluçlu, yerinde dönüşümün sadece bir yıl gecikmeyle başlayabildiğine ve ruhsatlandırma prosedürlerinde halen sorunlar bulunduğuna dikkat çekti. Vatandaşların sekiz ay boyunca ruhsat alamadığı örnekler olduğunu belirtti.
Özellikle İkizce bölgesinde gerçekleştirilen konutlara yönelik eleştirileri aktaran Aluçlu, yapıların teknik açıdan sağlam olabileceğini ancak yaşam konforu açısından sorunlar barındırdığını dile getirdi. Yapıların küçük olduğunu, tünel kalıp sistemi nedeniyle odaları birleştirmenin mümkün olmadığını söyledi. Ayrıca, su tesisatından kaynaklı ciddi arızalar ve sistraların dökülmesi gibi pek çok sorun yaşandığını belirtti.
Depremin ardından yapılan en büyük hatanın mevcut planın aynen korunması olduğunu ifade eden Aluçlu, yapılanların beklentiyi karşılamadığını vurguladı. Şehir merkezinde, beklentilerin ötesinde bir yeniden yapılanma yerine, gecekondu niteliğindeki yapıların sağlamlaştırılmasıyla yeni yapıların ortaya çıktığını belirtti. Bu yaklaşımın Malatya’nın ufkunu yüz yıl ileriye taşıyamayacağını ifade etti.
Malatya’nın gelecekte bölgenin merkezi olması durumunda güncel planlamanın yetersiz kalacağını söyleyen Aluçlu, şehirde yoğunluğu dağıtmak için farklı bölgelere taşıma ve yeşil alanlar ile meydanlar oluşturma gibi önlemlerin alınması gerekebileceğine dikkat çekti. Ayrıca, trafik sorununu hafifletmek ve yayalaştırma çalışmalarına odaklanmanın önemli olduğunu belirtti.
Kent merkezinde yoğunluğun korunmasıyla birlikte, giriş-çıkışların kötü tasarlandığını ve otoparkların yetersiz olduğunu vurgulayan Aluçlu, giriş çıkışların trafiği tıkayacağını ve esnaf üzerindeki olumsuz etkilerinin devam edeceğini dile getirdi. Ayrıca, kamuoyunun baskısı olmadan dış cephe düzenlemelerinin yapılamayacağını belirtti.
Yerinde dönüşümün gecikmesi ve güçlendirme çalışmalarıyla ilgili sorunlara değinen Aluçlu, bazı yapıların eski mukavemet değerlerinden bile daha kötü hale geldiğini ifade etti. Bu çalışmaların riskli olabileceği, özellikle Sivrice ve Pazarcık deprem bölgelerinde hasar alan yapıların tekrar felaketlere yol açabileceği uyarısında bulundu. Standartlara uygun denetimlerin yeterince yapılmadığını ve olası bir depremde bu yapıların risk oluşturduğunu belirtti.