İran’da protestolar hızla yayılırken, birçok iddia güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullandığını ve yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini gösteriyor. İnternet erişimi ise büyük ölçüde kesildi.

İran’da 28 Aralık’ta hızla artan fiyatlara tepki olarak başlayan ve hızla ülke genelinde yaygınlaşan protestolar, dini yönetime karşı bir hareket halini aldı. Protestolar, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana iktidarda olan dini yönetimin karşısında gerçekleşiyor.
Protestocular, geçtiğimiz gece Tahran’ın Punak semti dahil olmak üzere farklı bölgelerde, Mazenderan eyaletine bağlı Şahsavar kentinde toplandı. Güvenlik güçlerinin baskılarına ve internetin kesilmesine rağmen protestolar devam etti. Protestocular, ateş yakarak hükümet karşıtı sloganlar attı.
Aktivistlerin ve sağlık kaynaklarının raporlarına göre, güvenlik güçlerinin ölümcül güç kullandığı ve yüzlerce, hatta binlerce kişinin yaşamını kaybettiği iddialar arasında. İran hükümeti toplam ölü sayısına ilişkin net veri açıklamazken, Tahran’daki Kahrizak Adli Tıp Merkezi’nde görülen ceset torbaları ve hastane bilgileri bu ölümlerden bahsediyor.
ABD merkezli insan hakları grubu HRANA, en az 490 protestocu ve 48 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiğini, 10 bin 600’den fazla kişinin tutuklandığını açıkladı. İran resmi rakamlar hakkında bilgi vermedi. Ülke genelinde internet erişimi dördüncü gündür neredeyse tamamen kapalı kalmaya devam ediyor. Protestoların Tahran ve diğer kentlerde yeniden başladığı bildirildi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, artan güç kullanımı karşısında “şoke olduğunu” belirtti ve itidal çağrısında bulundu. Avrupalı yetkililer endişelerini dile getirirken, İsrail ve ABD olası müdahale seçenekleri üzerinde duruyor. ABD ve İsrail medyası, olası askeri adımları ve siber operasyonları değerlendirdi. İsrail merkezli Jerusalem Post’a göre, ABD Başkanı Trump’ın İran’da destek vermesi planlanıyor ve karar aşamasında olduğu öne sürüldü.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, Washington’u yanlış hesap yapmakla suçlayarak, olası bir saldırı halinde İsrail ve ABD’nin hedef olacağını söyledi. İranlı yetkililer, ABD ve İsrail’i olayları kışkırtmakla suçladı ve ülke genelinde terörist eylemleri kınamak üzere mitingler çağrısı yaptı. Sürgündeki Prens Rıza Pehlevi ise protesto ve grev çağrısı yaptı. İranlılar, Avrupa, Birleşik Krallık, Türkiye ve Avustralya’da da gösteri düzenledi.