SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/İstanbul Barosu: 485 maden sahasının ihale sürecinden vazgeçilmesini talep ediyoruz

İstanbul Barosu: 485 maden sahasının ihale sürecinden vazgeçilmesini talep ediyoruz

İstanbul Barosu, 485 maden sahasının ihale edilmemesi için açıklama yaptı. Doğal varlıkların korunması ve yandaş yargı süreçlerine dikkat çekildi. Esra Işık’ın serbest bırakılması talep ediliyor.

İstanbul Barosu: 485 maden sahasının ihale sürecinden vazgeçilmesini talep ediyoruz
Reklam yükleniyor...

İstanbul Barosu Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu: “485 maden sahasının ihale sürecinden vazgeçilmesini talep ediyoruz”

İstanbul Barosu Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu, doğal varlıkları, yaşam, orman ve tarım alanlarını tehdit eden ihale süreçleri hakkında açıklama yaptı. Avukat Atahan Yılmazer, “Toprağını savunan Esra Işık’ın yalnız olmadığını; ülkenin çeşitli bölgelerinde köylerini, yaşam alanlarını ve doğasını koruyan vatandaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyoruz. Ülkemizin doğal varlıklarını, yaşam alanlarını, ormanlarını, tarım alanlarını ve sulak alanlarını tehdit eden 485 maden sahasının ihale edilmemesini talep ediyoruz” dedi. İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ise “Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması gerektiğini” ifade etti.

İstanbul Barosu Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu ile Afet Hukuku ve Koordinasyon Merkezi, doğal varlıklar, yaşam, orman ve tarım alanlarını tehdit eden ihale süreçleri ile 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yargı süreçleri hakkında basın toplantısı düzenledi. Toplantı, baro binasında gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu yaptı. Kaboğlu, deprem ve çevre sorunlarının birbirinden bağımsız olmadığının altını çizdi.

Komisyon adına hazırlanan ortak açıklamayı avukat Atahan Yılmazer okudu. Yılmazer, 07 Şubat'ta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı MAPEG tarafından yayınlanan ilanla 485 maden sahasının ihaleye açıldığını hatırlattı ve şöyle dedi:

  • “Toplam alan 548 bin 696 hektar olup, bu alan İstanbul yüzölçümünden büyüktür. Bu alanın yaklaşık üçte biri orman, tarım, mera ve su havzası özelliklerini taşımaktadır;
  • İhaleler Mart ayından itibaren başlamış ve binlerce hektara denk gelen 296 sahada ihale tamamlanmıştır;
  • İhaleye çıkarılan alanların çoğu ağır metal içeren ve dördüncü grup madenler kapsamında olan faaliyetleri içermektedir;
  • İhale süreci, mevzuata ve uluslararası sözleşmelere aykırıdır ve hukuki kazanımlar ile içtihatlara zıt düşmektedir;
  • Yasa 24 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.”

Yılmazer, ihale ve yargı süreçlerini şöyle anlattı:

  • Muğla-Milas-İkizköy’deki dava sürecinin devam ettiğini ve vatandaşların anayasal haklarıyla yaptığı itirazlara rağmen Esra Işık’ın tutuklandığını söyledi;
  • İnsan yaşamı, mülkiyet ve çevre haklarının tehdit altında olduğunu, geçmişte yaşanan maden faciası ve kazalarda büyük kayıplar olduğunu belirtti;
  • Doğal ve kültürel değerlerin ve yaşam alanlarının korunması gerektiğine vurgu yaptı;

Yılmazer, sözlerine şunları ekledi:

  • Son yıllarda iklim, gıda ve su krizleriyle mücadele ediliyor. Yaşam alanlarının korunması anayasa yükümlülüğüdür;
  • Kimse yurttaşların yaşam alanlarına müdahale etmemeli. Mevcut yargı süreçleri ve kanunun iptali talebi devam etmektedir;
  • İhalesi devam eden maden sahalarının iptal edilmesi ve ihale sürecinin durdurulması istenmektedir;

Yılmazer, ayrıca Esra Işık’ın tahliye edilmesini talep etti ve süreçte hiçbir yurttaşın yaşam alanına müdahale edilmemesi gerektiğini vurguladı. Kaboğlu ise “Çevreyi korumak, ülkeyi korumaktır” diyerek, baroların çevre konularında daha aktif olmaya çağrıda bulundu.

Etiketler:

çevrehukukmadenihalekamuoyu
Reklam yükleniyor...