İstanbul Barosu, 24 Ocak Tehlikedeki Avukatlar Günü'nde avukatlara yönelik şiddet, güvencesizlik ve adliye uygulamalarına dikkat çekerek, temel haklarının korunması ve savunmanın bağımsızlığı için acil taleplerini ortaya koydu.

24 Ocak 1977'de Madrid’de, mesleklerini icra eden dört avukatın aşırı sağcı örgütler tarafından katledilmesi nedeniyle ilan edilen bu gün, uluslararası ölçekte anılmaktadır. Bu tarih, avukatların karşılaştığı baskı, tehdit ve şiddet ile özgürlüklerinin ellerinden alınmasını gündeme getirir.
2025–2026 döneminde, avukatlar açısından tehlike, istisnai bir risk olmaktan çıkarak yaşam hakkını, mesleki güvenliği ve özgürlükleri tehdit eden yapısal bir soruna dönüşmüştür. Ekonomik koşullardaki ağırlaşma, güvencesiz çalışma ve mesleğin itibarsızlaştırılması nedeniyle, bazı avukatlar yaşamlarını son vermeye kadar uzanan çaresizlik içindedir. Ayrıca, meslektaşların adliye kapılarında durdurulması, adaletin sağlanması önündeki engeller ve avukatların kriminalize edilmesi artmaktadır.
Hukuki süreçte savunmanın bağımsız ve güvenli olması büyük önem taşımaktadır. Avukatların adliyelere girişinin engellenmesi, meslek kimliği ve anayasal sorumluluklarının hiçe sayılması, bağımsız yargılamanın yapılamaması ve adaletin sağlanamaması anlamına gelir. Bu durum, hukuki güvenliği olumsuz etkiler.
İstanbul Barosu, açıklamada avukatlara yönelik şiddet, tehdit, hedef gösterme ve özgürlüklerin kısıtlanması konusunda etkin soruşturma ve önlemler alınmasını istedi. Ayrıca, avukatların adliyelere girişlerinin engellenmesi ve ötekileştirilmesine son verilmesi, güvencesiz koşulların düzeltilmesi ve savunmanın bağımsızlığı ile güvenliğinin sağlanması için devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmesi talep edildi.