İstanbul Adliyesi önünde bulunan Çağlayan Meydanı'ndaki polis ablukası için valiliğe başvuruldu. Avukat Turgay Bilge, cevabın alınmasını beklediklerini ve gerekirse hukuki yolları kullanacaklarını söyledi.

19 Mart'ta gerçekleştirilen operasyonla tutuklanan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı adaylarından Ekrem İmamoğlu'nun, tutuklanmadan önce 31 Ocak'ta İstanbul Adliyesi önündeki Çağlayan Meydanı'nda bulunması sonrası polis bariyerleriyle abluka altına alınan meydanın engelinin kaldırılması amacıyla İstanbul Valiliği'ne idari başvuruda bulunuldu.
Başvuruyu yapan avukatlardan Turgay Bilge, ANKA'ya yaptığı açıklamada, “İdarenin işlemleri her zaman belirli amaca ve süreye bağlı olmalıdır. Valilik zamanında cevap vermezse, bunu idari yargıya veya gerekirse Anayasa Mahkemesi’ne taşıyarak Çağlayan Meydanı'nı yeniden özgür kılmayı planlıyoruz” dedi.
Çağlayan Meydanı’nın önemli ulaşım noktalarından biri olması nedeniyle yaya trafiği açısından da büyük öneme sahip olduğu belirtilirken, polis bariyerleriyle kapatılmasının vatandaşlar, adliye çalışanları ve avukatların günlük yaşamını zorlaştırdığı vurgulandı. Ayrıca, meydanın hukuka aykırı biçimde sürekli abluka altında tutulduğuna dikkat çekildi.
Bilge, “İdarenin işlemleri her zaman amaca ve süreye uygun olmalı. 19 Mart’tan beri uygulanan bu kısıtlama hukuka aykırıdır. Valilikten gelen cevap zamanında alınmazsa, hukuki yollara başvurup Meydan’ı özgür hale getirmeyi düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Vatandaşların ve basın mensuplarının adliyeye girişlerinin ve duruşmaları izlemenin engellenmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu belirtiliyor. Bilge, “Adliyedeki giriş ve çıkışların kontrolü İstanbul Başsavcılığı tarafından yapılmakta. Herkesin duruşmaları takip etme hakkı vardır. Bu kısıtlamalar hukuken ve anayasalara aykırıdır” diye konuştu.
“Tüm duruşmalar halka açıktır ve herkes tarafından izlenebilir. Güvenlik riskleri nedeniyle bazen girişler kısıtlanabilir; ancak bu uygulamaların rutin hale gelmesi ve vatandaşların ulaşımının engellenmesi sorun teşkil etmektedir.
Son zamanlarda, vatandaşların haber alma özgürlüğünü ve basın mensuplarının adliye girişlerinin engellenmesiyle ilgili kısıtlamaların demokratik hukuk devletinin temel ilkeleriyle uyuşmadığı belirtiliyor. Bilge, “Herkes adliyeye giriş hakkına sahiptir. Bu hak, halkın ve basının adalete erişimi açısından büyük önem taşımaktadır” ifadelerini kullandı. Ayrıca, bu uygulamaların vatandaşların demokratik haklarını ve adalete erişimlerini olumsuz etkilediğine dikkat çekildi.