İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye'nin kışkırtma planlarıyla karşı karşıya olduğu ve milletin itidal tavsiyesine rağmen bayrağa el uzatanların akıbetinin belli olduğunu vurguladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin bir kışkırtma planıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Dervişoğlu, sinir uçlarına basılmak ve tahrik edilmek istendiğine dikkat çekerek, milletin bu tuzağa düşmeyeceğini, aklını, izanını, ferasetini ve basiretini koruyacağını söyledi. Milletimize itidal tavsiye ederek, herkesin müsterih olması gerektiğini ifade etti. Bayrağa el uzatanların akıbetinin belli olduğunu ve tarih boyunca bunun örnekleri bulunduğunu vurguladı.
Genel Başkan Dervişoğlu, TBMM'de partisi adına yaptığı açıklamalarda, yaklaşık yirmi yıllık acıların ve kayıpların listesinin uzadığını belirtti. Her olayın ardından üzüldüklerini, sonra unuttuklarını ve maalesef kanıksadıklarını ifade etti. Kartalkaya faciasını hatırlatarak, bu yılın birinci yılı olduğunu ve 133 vatandaşın yaralandığını, 78 vatandaşın hayatını kaybettiğini, hepsini rahmetle andığını söyledi. Bu olayların ihmal, rüşvet, umursamazlık, denetimsizlik ve kuralsızlık sarmalının sonucu olduğunu dile getirdi. Asıl meselenin, yeni faciaların ne kadar yakın ya da uzak olduğu ve acıların sebeplerinin ortadan kaldırılması olduğunu vurguladı.
Güvenlik ve emniyet sorunlarının olduğunu ve Türkiye'nin genel bir asayiş krizi yaşadığını belirten Dervişoğlu, genç bir adamın öldürüldüğü olaydan da söz ederek, tekrar saldırıların ve cinayetlerin devam ettiğine dikkat çekti. Ardından, çocuklar ve gençler arasında yükselen şiddet ve suç oranlarına değindi. Mafya dizilerinin çocuklar üzerindeki etkisini eleştirerek, sokakların mafya düzenine mahkum edildiğini, toplumun nasıl yozlaştırıldığını ve insanların güvenlik endişeleriyle yaşadığını anlattı.
Kendisinin bir baba olarak, gözlerinin önünde sakındığı çocuklar olduğunu belirten Dervişoğlu, suçlara bulaşmış kişilerin ülkeyi suç cennetine çevirdiğini ve devletin yasa uygulama gücünü kaybettiğini söyledi. Türkiye'de terör örgütü ve suçlulara karşı sert tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti ve sorunun kökenine inilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Enflasyon ve ekonomik sorunlara da değinen Dervişoğlu, son 20 yılda milli paranın değer kaybettiğini, 200 lira gibi büyük paranın kalmadığını, ekonomik sistemin milletin yaşamını zorlaştırdığını ifade etti. 1920 Almanya'sına benzettiği mevcut durumu anlatarak paranın el arabasıyla taşındığını belirtti.
Suriye’de yaşanan gelişmelerden ve bölgedeki süreçten bahseden Dervişoğlu, burada yapılan işlerin ve yürütülen politikaların tek ve ortak amacının, ülkeyi bölmeye ve parçalamaya yönelik olduğunu söyledi. Bu süreçte PKK ve onun bağlantılarının yeniden güçlendirildiğine işaret ederek, bölgedeki gelişmelerin ve uluslararası güçlerin etkili olduğunu dile getirdi. Ayrıca, bölgenin yeni bir federatif yapıya veya terör devletine doğru gittiğine vurgu yaptı.
Türkiye’nin, Suriye ve Irak sınırlarını koruma ve güvenlik hattı oluşturmaya devam etmesi gerektiğine değinen Dervişoğlu, sınırlarımızdaki tehlikenin ve terörün devam ettiğini ve bu duruma karşı alınan önlemlerin yetersiz olduğunu belirtti. Ayrıca, PKK ve YPG unsurlarının sona erdirilmesi ve bölgedeki tehditlerin ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.
Meclis'teki gündemi ele alan Dervişoğlu, terör örgütlerine umut ve imkan sağlayan komisyonların kapatılması gerektiği yönünde mesaj verdi. Ayrıca, uluslararası güçlerin planlarına karşı durulması gerektiğine dikkat çekti.
İhanet süreçleri ve bayrağa yönelik tehditler hakkında söz eden Dervişoğlu, iç ve dış tehditlerin arttığını söyledi. Suriye’deki gelişmeler ve iç siyasi karışıklıkların, ulusal güvenliği tehdit eder hale geldiğine vurgu yaptı.
Son olarak, Kürtler ve PKK ilişkisiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, PKK’nın Kürtlerin temsilcisi olmadığını, bölgedeki bölünme ve terör tehdidinin artışını engellemek için birleşik bir duruş gerektiğini ifade etti. Sürecin risklerini anlatırken, iyi niyetle yapılan çağrılara rağmen, bölücü ve ayrıştırıcı faaliyetlerin sürdüğünü kaydetti.
Genel olarak Cumhuriyet’in temel ilkelerine bağlı kalınması gerektiğine vurgu yapan Dervişoğlu, halkın ve devletin birlik ve beraberliğinin korunması gerektiğini sözlerine ekledi.