İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, parti grup toplantısında belediye başkanlarının tutuksuz yargılanması ve siyasi gelişmelerle ilgili açıklamalarda bulundu. Demokrasinin ve hukukun güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, belediye başkanları, gazeteciler, gençler ve başka grupların tutukluluk sürecinin aşırı olduğuna dikkat çekti. Suç varsa, cezasız bırakılmaması gerektiğini belirtti. Ancak, tutuksuz yargılamaların mümkün olduğu durumda ve benzer suçlar hakkında böyle uygulamaların yapıldığı örneklere dikkat çekerek, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere belediye başkanlarının tutuksuz yargılanma hakkının tanınması gerektiğini söyledi. Dervişoğlu, özgürlüklerin kısıtlandığı ortamda mahkemelerin karar veremediğini, sadece talimatları izlediğini ifade etti.
Genel Başkan, grup toplantısında gündeme dair çeşitli konulara değindi. Türkiye'nin içinde bulunduğu duruma ilişkin uzun süredir devam eden sorunları sıraladı. 2000’li yılların başından beri devam eden ve isimleri değişse de hedefleri aynı kalan politikaların, ulus ve Cumhuriyet yapısını zayıflatmaya ve bölgenin çeşitli kimlikleriyle ayrıştırılmaya çalışıldığını belirtti. Sivil ve askeri direncin yıpratıldığını ve yerli, milli kisvesiyle bölünmelerin arttığını söyledi. Bölgesel sınırların değiştirilmesi ve toplumu parçalamaya yönelik çalışmalar olduğunu dile getirdi. Ayrıca, Irak ve Suriye’deki gelişmelerle Türkiye’nin güvenliğinin en büyük tehdit altında olduğunu belirtti.
Üç temel gerekçeyle toplumun yönlendirildiğini iddia eden Dervişoğlu, bunlardan ilkinin Türkiye’nin demokratikleşeceği vaadiyle ilişkili olduğunu söyledi. Yıllardır, seçilmiş belediye başkanlarının tutuklandığını ve kayyum rejiminin kalıcı hale geldiğini belirtti. Basın kuruluşlarına kayyum atandığını ve gazetecilerin cezaevinde olduğunu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının dikkate alınmadığını vurguladı. Sosyal medyada suç işleyen gençlerin bile soruşturmaya muhatap olduğunu belirtti. Erdoğan’ın hukuka ve demokrasiye taviz vermediğine dikkat çekti.
İkinci gerekçe olarak jeopolitik gerekçelere değinen Dervişoğlu, ABD ve İsrail ile ilişkilerin iyileştirilmesi adına atılan adımları eleştirdi. Bölgesel tehditlerin arttığını ve Türkiye’nin güvenliğinin en büyük düşmanlara el açmakla sağlanmaya çalışıldığını ileri sürdü. Suriye ve SDG’nin entegrasyonu ve bölgesel çatışmaların arttığını kaydetti.
Üçüncü gerekçe olarak da 'sözde çözüm süreci'ni eleştirdi. Silahların susması ve barışın sağlanması yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve teröristlerin, katillerin kabul edildiğini belirtti. Kürtlerin temsil edilmesi adına kurulan tuzakları ve Öcalan ile olan bağları kusurlu gördüklerini söyledi. Sürecin, sadece Öcalan’ın serbest bırakılması ve egosunu tatmin etmek için yürütüldüğünü ifade etti.
Türkiye’de bağımsız mahkemelerin ve demokratik kurumların güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Dervişoğlu, Öcalan’ın özgürlüğü uğruna binlerce gencin hayatının feda edilmemesi gerektiğini savundu. Ayrıca, devletine bağlı Kürt vatandaşların tasalluta uğratılmayacağını belirtti. AK Partili ve iktidar destekli güçlerin, ülkedeki yapıya ve hukuka zarar verecek yaklaşımlarını eleştirdi.
Son olarak, sistem değişmeden Türkiye’nin düzgün işleyeceğine inanmadığını ifade eden Dervişoğlu, iktidarın ve systemin temel sorunlarını dile getirdi. MGK kararları ve Cumhurbaşkanı’nın tutumları arasındaki belirsizliği belirtti ve Türkiye’nin bu karışıklık ve zafiyetler altında yol almasının mümkün olmadığını belirtti. İYİ Parti’nin, ülkeyi bu çıkmazdan çıkarmak için çalışacağını vurguladı.
Gelelim, hukuk ve adalete! Günümüzde, mahkeme salonlarında hukuktan çok, siyasetin etkisinin konuşulduğunu belirten Dervişoğlu, tutuksuz yargılanmanın önemine vurgu yaptı. Belediye başkanları, gazeteciler, gençler ve başka kesimlerin tutukluluk süreçleriyle ilgili sorunların çözülmesi gerektiğini dile getirdi. Suç varsa, yeter ki yargılanma ve hüküm süreçleri adil biçimde gerçekleşsin. Özgürlüklerin susturulmadığı, adaletin sağlandığı bir ortamın esas olduğunun altını çizdi.