İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Erdoğan’a çağrı yaparak yetkisi varsa imzayı atması gerektiğini belirtti. Sürecin devlet ve yüzyıl projesi olduğunu ileri sürdü.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, konuşmasından önce yeniden İYİ Parti’ye katılan eski Gençlik Kolları Kurucu Başkanı ve Toplum Çalışmaları Enstitüsü Kurucu Başkanı Osman Ertürk’e rozetini taktı.
Dervişoğlu, Ankara’da dün gece gerçekleşen ve Libya Genelkurmay Başkanı ile Kara Kuvvetleri Komutanı’nın da bulunduğu askeri heyeti taşıyan uçağın düşmesiyle ilgili gelişmeleri yakından takip edeceklerini belirtti ve hayatını kaybedenlere rahmet diledi.
Menemen olayının yıl dönümünde şehit olan Kubilay, Bekçi Hasan ve Şevki Bey’e rahmet dileğinde bulunan Dervişoğlu, olayın Cumhuriyet’e karşı yapılan kalkışmalardan biri olduğunu söyledi. Cumhuriyet’in iki neferinin asker ve öğretmen olduğunu belirten Dervişoğlu, saldırının Türk milletinin kurduğu Cumhuriyet fikrine karşı olduğunu ifade etti. Teröristlerin barış güvercini olarak gösterilmeye çalışılan ortamda, millet ve milliyetçilik ön plana çıktı.
Dervişoğlu, gündeme ilişkin açıklamalarında şunları kaydetti:
Erdoğan’a çağrı yapan Dervişoğlu, yetkisi varsa imzayı atmalı ve Apo’yu salmalıydı şeklinde ifadeler kullandı. Madem ki süreç devlet ve yüzyılın projesi ise, o zaman yetkisi var, imzayı atmalı ve Apo’yu salmalıydı dedi.
Demokratik süreçlere, Lozan ve ulus devlete karşı taleplere ve bölgesel düzenlemelere değinen Dervişoğlu, siyasi partilerin raporlarında yer alan taleplerin tam anlamıyla bölünmüş ve parçalanmış bir Türkiye tabanı oluşturacak şekilde olduğunu dile getirdi. Cumhuriyet’e yönelmiş saldırıların adının barış olduğu, terörün ve bölünmenin hedeflendiği vurgulandı.
MHP’nin raporu ise karışık ve karmaşık ifadeler içerdiği, İYİ Parti ve Dervişoğlu’nun görüşlerinin altına imza attığı belirtildi. Diğer partilerin raporlarında da benzer tartışmaların devam ettiği kaydedildi. CHP ve Yeni Yol Hareketi’nin raporları demokrasinin ve adaletin sorunlarını belirttikten sonra, yürütmenin ve yargının hukuk dışı uygulamalarını eleştirdi.
Önümüzdeki yargı paketleri, infaz düzenlemeleri ve adaletsizlikler sokaktaki sorunlara ve toplumsal güvenliğe olumsuz yansımakta. İnfaz, suçlar ve suçluların durumu hakkında yapılan tartışmalarda, suç oranlarının arttığı ve yargı sisteminin güvensiz hale geldiği vurgulandı.
Ekonomik ve sosyal alanda ise, emeklilerin yaşam şartlarının ağırlaştığı, yaşlı ve emeklilere yönelik sosyal devlet anlayışının çöktüğü belirtildi. Emeklinin hayatta kalma mücadelesi verdiği ve gelirlerinin azaldığı kaydedildi. Asgari ücretle geçinenlerin durumu ve yoksulluk sınırının altında kalan gelirler gündemin ana maddeleri oldu.