İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, grup toplantısında Orta Doğu ve iç politika hakkında açıklamalar yaptı. İşbirliği ve güvenlik konularına dikkat çekti.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamalarda, "Eğer, Dışişleri Bakanı'nın beklentileri gerçekleşir ve Körfez ülkeleri İran’a karşı askeri bir tepki verirse, Türkiye bu askeri ittifakın mutlaka dışında kalmalıdır. Savaşı bölgesel bir savaş olarak tanımlamak yerine, ABD-İsrail-İran savaşı olarak tanımlamalı, kendisine sıçramaması için gayret göstermelidir. Bununla birlikte Türkiye, Şam ve Bağdat ile ilişkilerini yakın tutmalıdır. Bu ülkelerin toprak bütünlüklerinin yaşananlardan olumsuzluklardan etkilenmemesi için gayret göstermelidir. Bütün bunlarla birlikte eş zamanlı olarak, İmralı süreci derhal sona erdirilmelidir. Zaman, iç politika kazanımları için şımarıkça hareket etme zamanı değildir" dedi.
Partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, "Dışarının çalkantılarından milletimizi koruyamıyorlar" ifadelerini kullandı. Dünya düzeninin değiştiğine ve ülkemizi yönetenlerin hatalarına dikkat çekti. Türkiye'nin ulus-devlet bilincinden uzak olduğu, Cumhuriyet'in güçlendirilmesi gerektiği görüşünü dile getirdi. Ayrıca, ulusal savunma ve devlet bütünlüğünün önemine vurgu yaptı.
İran Savaşı'nda kritik bir döneme gelindiğini belirten Dervişoğlu, İran'ın iç savaşa sürüklenme riskine değindi. Trump yönetimi ve İran yönetiminin karşılıklı tehditlerinden söz ederek, savaşın sona erdirilmesi temennisinde bulundu. Ancak, bölgedeki krizin ekonomik sonuçlarının kötüye gittiğine dikkat çekti.
Savaş ortamında Türkiye'nin tarafsız kalmasının zorluklarına işaret etti. Türkiye'nin İran ve askeri ittifaklara katılmaması gerektiği, krizden vatandaşlarının zarar görmeden çıkılması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, imzalanan askeri ittifaklardan uzak durulması gerektiğini belirtti.
İmralı sürecine son verilmesi gerektiğine işaret eden Dervişoğlu, Türkiye'nin ulusal bütünlüğüne ve milli kimliğine zarar veren söylemlerden uzak durulmasını istedi. Ayrıca, yasal ve anayasal değişikliklerin zaman kaybettirici olduğunu, medya ve hükümet ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Yargı bağımsızlığının kaybolduğunu, siyasi iktidarın yargıya müdahale ettiğini belirten Dervişoğlu, yargı sistemi ve hukuk düzeninin yeniden güçlendirilmesi gerektiği vurgusunu yaptı. Aynı zamanda, hukuk ve adaletin vatandaşları koruyacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
Çocukların ve gençlerin güvenliği konusunda endişelerini dile getiren Dervişoğlu, sokakların güvenli olmadığını belirtti. Hukukun ve yargının soruna çözüm bulması gerektiğine değindi. Vatandaşların hak ettiği düzenin kurulması için çalışılması gerektiğini vurguladı.
Türkiye ve bölgedeki Türk devletlerinin dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dervişoğlu, Türk milletinin güvenliği ve çıkarları doğrultusunda ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.