İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, su krizinin tarım, sanayi ve kent politikalarını birlikte ele alan bütüncül çözümlerle yönetilebileceğini ve bunun ortak akılla planlanması gerektiğini söyledi.

ESİAD ev sahipliğinde, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası'nın katkılarıyla düzenlenen “Su Konferansı”, İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirildi. Konferansa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESBAŞ Genel Müdürü Yusuf Kılınç, EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, kamu ve özel sektör temsilcileri ile oda ve sivil toplum üyeleri katıldı.
Başkan Tugay, dünyadaki su varlığının dağılımına dikkat çekerek, dünya nüfusunun yaklaşık yarısının en az bir dönem ciddi su kıtlığı yaşadığını belirtti. Bilimsel projeksiyonlara göre, küresel sıcaklık artışının 2 dereceye ulaşmasıyla 800 milyon ile 3 milyar insan, 4 dereceye ulaşması halinde ise yaklaşık 4 milyar insanın su kıtlığına maruz kalacağı ifade edildi. Tugay, suyun yalnızca çevresel değil, ekonomik ve toplumsal açıdan da önemli olduğunu vurguladı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu iklim değişikliği gerçekliğine uygun altyapı yatırımlarına öncelik verdiğini anlatan Tugay, sel ve taşkın risklerini azaltmaya yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi. Kordon boyunca yapılan taşkın koruma bariyerlerinin, yoğun yağış ve fırtına durumlarında felaketlerin önüne geçtiğine değindi. Ayrıca, iklim krizinin hem su kıtlığı hem de afet riskini beraber getirdiğini belirtti. İzmir’in, doğrudan ilgilendiği Gediz ve Küçük Menderes havzalarının tarımsal ve içme suyu kaynağı açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.
Başkan Tugay, su potansiyelini zorlayan en önemli faktörün artan talep olduğunu söyledi. Türkiye genelinde, suyun %77’sinin tarımda, %12’sinin sanayide ve %11’inin evsel kullanımda kullanıldığını bildirdi. İzmir’de ise, tarımın yüzde 70, sanayinin yüzde 20 ve evsel kullanımın yaklaşık %10–11 oranında olduğunu ve sanayide kullanılan suyun %57,7’sinin yüzeysel, %42,3’ünün ise yeraltı kaynaklarından sağlandığını belirtti. Sanayideki ve tarımdaki su kullanımının verimli ve akıllı yöntemlerle yönetilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Başkan Tugay, su krizinin bireysel tasarruf çağrılarıyla çözülemeyeceğini vurgulayarak, tarım, sanayi ve kent politikalarının birlikte ele alınmasıyla bütüncül bir dönüşümün şart olduğunu dile getirdi. Yeni yönetim anlayışında suyun veya stratejik unsur olarak planlanması ve yeniden kazanılması gerektiğini belirtti. Tarım politikalarıyla doğrudan ilişkili olan bu krizin, hangi ürünlerin hangi havzada ve hangi suyla üretileceğinin yeniden düşünülmesi gerektiğine işaret etti. Sanayide ise, suyu verimli kullanmak ve dönüşüm sağlamak temel yaklaşımdır.
Tugay, suyun verimli kullanımı ve kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi amacıyla 2024–2025 yıllarında altyapıya odaklandıklarını söyledi. Bir yılda 5,6 milyon metreküp suyun kaybedilmesinin önlendiğine ve İzmir’in kayıp-kaçak oranında Türkiye’nin en iyi 5 şehri arasında yer aldığına dikkat çekti. Merkezi idare ile iş birliğinin ve planlamanın önemli olduğunu ve DSİ ile uyumlu çalışmalar yapıldığını belirtti. Ayrıca, teknolojik çözümlerden bulut tohumlama ve deniz suyu arıtma projelerine değindi.
Başkan Tugay, su meselesinin toplumun tüm paydaşlarını ilgilendirdiğine dikkat çekti. Vatandaşlara suyu tasarruflu kullanmaları, yeniden kullanım ve geri dönüşüm altyapılarını kurmaları çağrısında bulundu. Çiftçilere, suya göre ürün desenleri geliştirmeleri, akıllı sulama yöntemleri benimsemeleri ve iklime uyumlu tarım uygulamalarını uygulamaları önerdi. Kurumlara ise hukuki çerçeveye uygun olarak suyu koruma ve yönetme iradesini ortaya koymaları çağrısında bulundu.
Tugay, sözlerinin sonunda birbirimize destek olmayı ve kolektif akılla hareket etmeyi vurguladı. İzmir halkı için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini ifade etti. ‘‘Gelecek nesillerin su hakkını korumak bir sorumluluktur’’ dedi. EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, Birleşmiş Milletler raporlarına atıfta bulunarak, suyun stratejik, ekonomik ve toplumsal açıdan önemini yineledi. İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Uçak ise, suyun küresel ve bölgesel anlamda artan stresiyle alakalı değerlendirmelerde bulundu. ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Zorlu ise, su yönetiminde zihinsel dönüşüm ve teknolojik yeniliklerin gerekliliğine değindi.