İzmir’de Laik Eğitim Demokratik Yaşam Platformu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan Genelgesi’ne tepki gösterdi. Basın açıklamasında, öğrenci ve okul uygulamalarına ilişkin görüşler paylaşıldı.

(İZMİR) - İzmir’de Laik Eğitim Demokratik Yaşam Platformu, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı Ramazan Genelgesi’ne karşı protesto düzenledi. Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde gerçekleştirilen basın açıklamasında, okullarda öğrenciler arasında ayrımcılık yaptığı öne sürüldü.
Platform üyeleri, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan Genelgesi’ne tepki göstermek amacıyla Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde toplandı. Açıklamayı Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Hamdi Çalık okudu.
Çalık, açıklamasında, “Bugün burada, Bakanlık tarafından yayımlanan Ramazan Genelgesi sonrası okullarda, öğrenciler, öğretmenler ve veliler arasında yaşanan ayrımcı uygulamalar ve bunların olumsuz etkileri hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla toplandık. Eğitim, çocukların düşünme, sorgulama ve özgür bireyler olmalarını sağlamalıdır” dedi.
“Ancak iktidarın eğitim politikalarının yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik sorunlarını gizlemeye yönelik olduğunu görüyoruz” diyen Çalık, ayrıca şunları söyledi:
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzalı genelge ile okul öncesi, ilkokul ve ortaokul çocuklarına yönelik Ramazan etkinlikleri planlandığı belirtilerek, bu uygulamaların mevcut sorunların üstünü örttüğü ifade edildi. Ayrıca, uygulamaların din istismarına yöneldiği söylendi.
Velilerden alınan bilgilere göre, bazı okullarda, ilkokul 4. sınıf öğrencilerine oruç tutanlara ödüller verildiği, tutmayanların ebeveynlerinin ise öğretmenlere yakınma yaptığı aktarıldı. Aynı okulda, sınıf kapılarına oruç tutanların cennete geçeceğine dair yazılar asıldığı belirtildi; bu durum, öğrenciler arasında kategorize edilme ve ayrımcılığa sebep olmaktadır.
Birçok lisede öğrencilere iftar programları düzenlenmiş, bu etkinliklerin masraflarının okul aile birliği bütçesinden karşılandığı kaydedildi. Bütçelerin velilerin bağışlarından oluştuğu ve temel ihtiyaçlar yerine, sadece oruç tutanlara iftar verildiği toplumsal ayrımcılık olarak görüldü. Bölgedeki farklı inanç ve kimliklerin barış içinde yaşamasının teminatı olarak laikliğin önemi vurgu yapıldı.
Uygulamalar, veliler arasında kırgınlık ve ayrışma yaratmış, çocukların farklılıkları ön plana çıkarılmıştır. Bu politikaların toplumsal barışa hizmet etmediği ve yurttaşların dinsel inançlarının istismar edildiği belirtildi. Laikliğin korunmasının ve savunulmasının devam edileceği ifade edildi.