İzmir Sağlık Platformu, 17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü kapsamında sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olaylarını ve okul saldırılarını İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde protesto etti.

İzmir Sağlık Platformu, 17 Nisan Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü kapsamında sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları ve okul saldırılarını İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde protesto etti. İzmir’de sağlık çalışanları, söz konusu gün dolayısıyla bir araya geldi. Basın açıklaması öncesinde sağlık çalışanları, hayatını kaybeden meslektaşları için saygı duruşunda bulundu.
Saygı duruşunun ardından İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Nuri Seha Yüksel yaptığı açıklamada, 14 yıl önce hayatını kaybeden Dr. Ersin Arslan’ın ailesinden, sevdiklerinden, hastalarından ve hayallerinden koparılmasının üzerinden zaman geçtiğini belirtti. Yüksel, Dr. Arslan’ın anıldığı günün sağlıkta şiddete karşı mücadelenin simgesi olduğunu ve şiddetin arttığını vurguladı.
Türk Tabipleri Birliği’nin yaptığı araştırma sonuçlarına göre, hekimlerin %59,3’ü çalışma sırasında şiddete uğradığını ifade etmiş, %57,7’si psikolojik, %21,7’si ise fiziksel şiddete maruz kalmıştır. En sık şiddet olaylarının acil servis ve polikliniklerde yaşandığı tespit edilmiştir. Hekimlerin %66,2’si güvenlik önlemlerinin bulunmadığını ve %70,1’i çevre düzenlemelerinin yapılmadığını belirtmiş, %82,8’i erişim kısıtlaması olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, %94,3’ü sistemde şiddet eğilimli hastaların kayıt altına alınmadığını, %80,1’i ise iletişim ve çatışma yönetimi eğitimi verilmediğini belirtmiştir.
Hekimlerin %88,5’i şiddetten endişe duyduğunu, %91,4’ü ise yasal düzenlemelerin yetersiz olduğunu düşünmektedir. Toplumdaki şiddet olaylarına ilişkin eğitim ortamlarının güvenliğine yönelik kaygılar yeniden gündeme gelmiş ve Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırıları sonucu 10 kişi yaşamını yitirmiştir. Toplum sağlığı ve psikolojisinin etkilenmemesi için olaylara etkin ve bireysel önlemler alınması gerektiği belirtilmiştir. Yetkililerin ve Sağlık Bakanlığı'nın, olayları münferit olarak görmesi ise, toplumsal kaos ve endişeleri artırabilir. Ayrıca, toplumdaki artan eşitsizlikler, liyakat sisteminin zayıflaması ve güvenin azalması gibi faktörler şiddetin artışında etkili görülmektedir.
İzmir sağlık emek örgütleri, 17 Nisan’da yaptığı açıklamada, mesleğin şiddetle kuşatılmadığı, karşılıklı güven ve örgütlü mücadele ile sağlık hizmetlerinin sürdürülebileceğini vurgulamıştır. Bu kapsamda, performans sisteminin kaldırılması, ekip çalışmasının ön plana çıkarılması, hastalara yeterli süre ayrılması, güvenli çalışma koşullarının sağlanması ve şiddete karşı caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulunmuştur.