Kadri Atabaş ile Serap Selçuk Atabaş’ın eserlerinin yer aldığı sergiler Ankara'da Emin Antik Sanat Merkezi'nde açıldı ve ziyaretçilere sunuldu.

(ANKARA) - Mimar ve ressam Kadri Atabaş ile dalgıç ve ressam Serap Selçuk Atabaş’ın güncel eserlerinin gösterildiği sergiler Ankara'da Emin Antik Sanat Merkezi'nde açıldı.
Ankara Kaleleri sanat merkezlerinden Emin Antik Sanat Merkezi’nde Kadri ve Serap Selçuk Atabaş’ın kişisel sergilerinin açılışı gerçekleştirildi. Eserler, Kadri Atabaş’ın yaşamdan aldığı duyguları ve estetik birikimini yansıtan sulu boya 25 eseri ile Serap Selçuk Atabaş’ın okyanusun derinliklerini anlatan yağlıboya ve akrilik çalışmaları olarak sergileniyor.
Açılışta Prof.Dr. Hasan Pekmezci, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Dairesi Başkanlığı Proje Koordinatörü Bekir Ödemiş, Prof.Dr. Mehmet Tuncer, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, gazeteci Şükrü Küçükşahin, heykeltıraş Metin Yurdanur, siyasetçi Şevket Bülent Yahnici, ressam Nihat Kahraman, yazar Özkan Aras ve çok sayıda davetli yer aldı.
Uzun süre ara verdiği sulu boya çalışmalarına devam eden Atabaş, bu teknikle resim yapmanın önemini şu sözlerle dile getirdi: "Sulu boyanın ansal ve beklenmedik etkilerini seviyorum. Amatör bir ressamım. Yaşamımı ressamlık üstüne kurmadım, mimarım. Bunları kendimle hesaplaşmak ve kendi dünyamdan kaçış amacıyla yapıyorum. Ansallık ve heyecanı seviyorum."
Resimlerini çoğunlukla kaçış için yaptığını ifade eden Atabaş, "Bu ülkede zor koşullarda biraz da kafamı meşgul etmek için yapıyorum. Soyut çalışmalara da ilgim var, ama sulu boya daha detaylı ve düşünceyi engelleyen bir çalışma. Yaşamın akışında oluşan tedirginlik ve belirsizlikleri figürler aracılığıyla anlatmak istedim." sözlerini ekledi.
Sergide yer alan "Potemkin Zırhlısı" filmine atıfta bulunan yapıtlarından bahseden Atabaş, "Bence film tarihinin en muhteşem yapıtlarından biri. Odessa merdivenleri, yaşamın özeti gibi. Bu dönemi ve ansallık, tedirginlik kavramlarını anlatan çalışmalarımda önemsiyorum." dedi. Sergide üç ana tema bulunuyor; özellikle sevdiği bir resim olan gözünden vurulmuş kadın çalışmasıyla ilgilendiğini belirtti.
Serap Selçuk AtabaşÇocukluğundan beri resim yapan Serap Selçuk Atabaş, "Ortaokulda başladım, sonra dersler alarak Hacettepe'ye kaydımı yaptırdım" diyerek öyküsünü aktardı. Sergide 28 eser bulunmakta ve teması hakkında şu ifadeleri kullandı: "Ben dalgıçım. Deniz altında fotoğraf çekiyorum. Ödüllerim var. Fotoğrafları değerlendirerek resimler yapıyorum. 50 yaşımda dalmaya başladım, su altı beni başka bir dünyaya götürüyor. Bu güzelliği yansıtmak istiyorum."
Sergi, 2 Mart'a kadar Emin Antik Sanat Merkezi’nde ziyaretçilere açık kalacak.
Bekir Ödemiş, sergi hakkında "Kadri Atabaş iyi bir meslek insanıdır, aynı zamanda sanatçı ve eski dostum. Ankara’nın önemli projelerinde yer aldı. Kadri, mimarlık ve sanat alanında katkı sağlıyor. Serap Hanım da sanatçı ve bu sergide onun farklı yönlerini gördük" dedi.
Prof.Dr. Hasan Pekmezci, sergi hakkında "Sanatçılar yaşamdan ve kendi yaşamlarından kesitleri resimle anlatabildiler" diyerek sergiyi değerlendirdi. Ayrıca Kadri Atabaş’ın sergisinde yaşanan sürprizi belirterek, "İçinden geldiği gibi yaşamdan kesitler ve kendi anılarıyla ilgili eserler sergilenmiş. Soyut sanatı seviyor, ama bu sergi farklı bir anlatım içeriyor" ifadelerini kullandı.
Nazmi Bilgin ise sergi açılışında "Kadri Atabaş, önemli bir entelektüel ve sanatçı, birçok projeye imza attı. Serap Selçuk da su altını ve kedileri konu alan eserleriyle dikkat çekiyor. İki sanatçı da katkılarıyla sergiyi zenginleştirdiler" dedi.