Karadeniz Ereğli'de emekliler ve emekçiler, geçim sorunlarına dikkat çekmek için yürüyüş yaptı. Yürüyüş sonrası açıklamada, vergi, gelir ve bölüşümde adalet talep edildi.

(ZONGULDAK) - "Geçinemiyoruz Platformu" üyeleri, Karadeniz Ereğli'de emekli aylıkları ile asgari ücrete yapılan zammı protesto etmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından yapılan açıklamada, "vergide, gelirde ve bölüşümde adalet" talep edildi.
Yürüyüşe CHP, İYİ Parti, Sol Parti, Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Eğitim Sen, Eğitim-İş, Emekli Meclisleri Sendikası, Çevre Gönüllüleri Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Erdemir Vakfı ve Erdemir Emeklileri Derneği temsilcileri katıldı.
Yürüyüş tamamlandıktan sonra Geçinemiyoruz Platformu adına basın açıklaması yapıldı. Açıklamada, asgari ücretle geçinenler, emekli aylığıyla yaşamını sürdürenler, dul ve yetim maaşıyla hayatını devam ettirenler ve mevcut ekonomik düzene karşı çıkanlar adına söz söylendi.
Türkiye’de ilk kez yapılan asgari ücret artışının açlık sınırını altında olduğu hatırlatıldı. Açlık sınırının 30 bin lira, yoksulluk sınırının ise 98 bin lira olduğu, buna karşın asgari ücretin 28 bin 75 lira olarak belirlendiği kaydedildi.
Emekliler, 65 yaş aylığı alanlar ile dul ve yetim maaşlarıyla hayatını sürdürenler için koşulların giderek ağırlaştığı belirtildi. Bu gelirlerle yaşamın sürdürülebilir olmaktan çıktığı ve hak sahiplerine, yıllarca çalışma sonucu prim ve vergi ödeyen emeklilere, sefalet düzeyinde maaşların reva görüldüğü ifade edildi.
En düşük emekli aylığının geçmişte asgari ücretin üzerinde olduğu hatırlatılırken, günümüzde asgari ücretin gerisine düştüğü belirtildi. 2008'de yapılan düzenlemenin uygulanmamasında dolayı, en düşük emekli maaşının şu an 46 bin liraya ulaşacağı açıklandı.
İnsanca yaşanacak bir ücretin devlet yükü olarak gösterilmesi kabul edilemez denildi; emekli, dul ve yetim maaşlarının göz ardı edildiği ifade edildi. Yıllarca ödenen prim ve vergilerin insanca yaşam için yatırıldığı vurgulandı, milletvekili maaşları, kamuda çoklu maaş alan yöneticiler ve vergi ve prim borçları silinen sermaye çevrelerine dikkat çekildi. Gelir adaletsizliğinin sorumlusunun emekçiler olmadığı dile getirildi.
Vergide, gelirde ve bölüşümde adalet talebinde bulunuldu. Resmi verilere göre 17 milyon 912 bin yurttaşın sosyal yardımlara muhtaç yaşadığı aktarıldı. Barınma ve gıda yardımı alanlar arasında emekliler, dul ve yetimler de bulunuyor. Birçok kentte kira bedellerinin asgari ücrete yakın olduğu bildirildi. Emeklilere ve emekçilere düşen payın neden "açlık ve yoksulluk" olduğu soruldu. Üretilen değerde emek sahiplerinin katkısına vurgu yapıldı. Ayrıca, Zonguldak'ın tarihsel olarak emeğin başkenti olduğunu ve bugün emekliler ve işsizlerle anılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Basın açıklaması, "Geçim yoksa seçim var", "Oy moy yok" ve "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganlarıyla sona erdi.