DEM Partililer, Kent Uzlaşısı davasında 7 sanığın tahliyesine rağmen 2 sanığın tutukluluğunun devamına tepki gösterdi. Adliye önünde açıklamalar ve olaylar yaşandı.

Kamera: Mehmet ÇALPAR
(İSTANBUL) DEM Partililer, 7 sanık hakkında tahliye, 2 sanık hakkında da tutukluluğun devamına karar verilen «Kent Uzlaşısı» davasının ardından İstanbul Adliyesi önünde açıklama yaptı. DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, "Bizler yerel demokrasi inşa edilmeden, Türkiye'de demokrasinin inşa edilmeyeceğini biliyoruz. Esas zeminin yerel demokrasi olduğunu biliyoruz. Hem yerel demokrasiyi hem de Türkiye'nin demokratikleşmesi için mücadelemize devam edeceğiz." dedi. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de arkadaşlarının haksız ve hukuksuz yere 10 ay boyunca alıkonulduğunu belirterek, "Hala iki arkadaşımız alıkonulmaya devam ediyor. Dolayısıyla bunu hukukla açıklamak insan haklarıyla açıklamak hiçbir şeyle açıklamak mümkün değil. Bu tamamen bir kumpas aklının dayatmasından başka bir şey değildir. Tabii bunları süpürüp atacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın." diye konuştu.
31 Mart yerel seçimlerinde CHP ile DEM Parti arasında yapılan «Türkiye İttifakı/Kent Uzlaşısı» ittifakıyla ilgili açılan davanın üçüncü duruşması, İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Cemalettin Yüksel, Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Livan Gür ile Üsküdar Belediye Meclis Üyesi Bülent Kaygun, Fatih Belediye Meclis Üyesi Güzin Alpaslan, Tuzla Belediye Meclis Üyesi Hasan Özdemir, Adalar Belediye Meclis Üyesi Nesimi Aday ve Şişli Belediye Meclis Üyesi Sinan Gökçe hakkında tahliye kararı verdi. Sancaktepe Belediye Meclis Üyesi Elif Gül ve Beyoğlu Belediye Meclis Üyesi Turabi Şen’in tutukluluk halleri ise devam edecek.
«Kent Uzlaşısı» davasının ardından Özgürlükçü Hukukçular Derneği’nden Avukat Sinan Zincir, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar ve DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli Çağlayan Adliyesi önünde açıklama yaptı.
Avukat Sinan Zincir, “Bu bir tutuklama değildir, rehin almadır. Mutlu değiliz. İki arkadaşımızın rehine hali hala devam ediyor. Bugün, bu topraklarda Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü konuşulurken hapishanelerde tutsak bulunan, rehin bulunan binlerce yoldaşımızın tahliyesini beklerken hala zindanlarda halkın iradesiyle seçilmiş meşru demokratik siyaset hakkını kullanmış, örgütlenme hakkını kullanmış yoldaşlarımızın tutukluluk halinin devamı bu ülkede gelişen geliştirilmeye çalışılan barış sürecine, barış iklimine karşı bir darbedir.” dedi.
Arife Çınar ise iktidarın sadece kendilerini esas alan, farklı kimlikleri dikkate almayan, kapsayıcı olmayan belediyecilik anlayışını eleştirerek, «Oysa 'Kent Uzlaşısı' halkların, farklı kimliklerin, toplumsal dinamiklerin, siyasi partilerin bir araya gelmesiyle oluşan bir birleşmedir. Bu, halkların sesinin duyulmasıdır. Merkeziyetçi belediyecilik anlayışına karşı durduklarını ve ezberi bozan bu anlayışın iktidarın gücünü sarsmaya devam ettiğini belirtti. Ayrıca, tutukluluk halinin devamına karar verilen bazı meclis üyeleri hakkında da konuşarak, bunların suçlarının sadece «Kent Uzlaşısı» yapmaları olduğunu vurguladı.
«Hem yerel demokrasiyi hem de Türkiye'nin demokratikleşmesi için mücadelemize devam edeceğiz»
Arife Çınar, yerel demokrasi inşa edilmeden, Türkiye'nin demokratikleşemeyeceğine inanıldığını ve bu mücadelenin devam edeceğini belirtti. Ayrıca, Sezai Temelli de arkadaşlarının hukuksuz tutukluluğunun devam ettiğini hatırlatarak, bunun bir kumpas olduğunu ve adaletsizliğin sürdüğünü söyledi.
Adliye girişinde yapılan kısıtlama nedeniyle yurttaşlar girişte zorlandı. Bazı vatandaşlar, davalara dair belge göstererek içeri girmeye çalıştı, ancak birçok kişi içeri alınmadı ve olaylar zaman zaman tartışma ve arbede ile sonuçlandı.