KESK üyeleri, ek zam talebiyle Türkiye genelinde bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Eş Başkanı Ayfer Koçak, maaşların en az iki katına çıkarılması gerektiğini belirtti.

(ANKARA) - Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) üyeleri, ek zam talebiyle Türkiye genelinde bir günlük iş bıraktı. KESK üyeleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı önünden iktidara seslendi. KESK Eş Başkanı Ayfer Koçak, "Kamu emekçileri olarak 2026’ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik. Buna karşın 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kaleme bizim maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı" dedi.
Ankara'da KESK üyeleri, ek zam talebiyle bir günlük iş bırakarak Milli Kütüphane önünden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yürüdü. "Satış sözleşmesi hükmünü yitirmiştir! Ek zam! Hemen şimdi! G(ö)revdeyiz" yazılı pankartla yürüyen üyeler, sık sık "Zafer direnen emekçinin olacak" ve "Demokratik Türkiye, halk için bütçe" sloganlarını attı. Bakanlık önündeki eyleme CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu ile CHP Parti Meclisi üyesi Zeliha Aksaz Şahbaz da destek verdi.
Koçak burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde eylemde olunmasının nedeninin geçim sıkıntısı olduğunu ancak iktidarın bu sesleri duymadığını belirtti. Memur maaşlarının Ocak'tan itibaren 18,60 artış gösterdiğini hatırlatan Koçak, "Gerçek tablo şudur: Kamu emekçileri olarak 2026’ya taban aylıklarımıza yapılacak bin TL seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12,5 maaş zammı ile girdik. Buna rağmen 1 Ocak’tan itibaren toplu taşımadan, sağlıkta katılım paylarına, muayene ücretlerinden köprü ve otoyol geçiş ücretlerine kadar her kalemimizdeki artışın en az iki katı zam yapıldı. Kiralara aylık maaş artışımıza göre yaklaşık üç kat zam oldu. Aralıkta 55 bin lira maaş alan bir memur, 25 bin lira kira ödüyordu. Ocak'ta maaşı enflasyon farkıyla 66 bin lira oldu, kirası ise 33 bin 720 liraya çıktı. Maaş zamları ceplerimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak." ifadelerini kullandı.
Koçak, iktidarın "Eski Türkiye devri bitti, yeni Türkiye dönemi başladı" sözlerini eleştirerek, önceki yıllara kıyasla memurun aldığı maaşların yetersiz olduğunu şu örneklerle aktardı: "En düşük maaşımızla 10 yıl önce 17 adet çeyrek altın alınırken, bugün 6 adet bile alınamıyor. 10 yıl önce kiraya maaşımızın dörtte biri yetiyordu, şimdi yarısı bile yetmiyor. 25 yıl önce emekli olduğumuzda ikramiyemizle ortalama bir ev alabiliyorduk, bugün ise 10 yaşındaki ikinci el bir otomobil bile alamıyoruz. 25 yıl önce ortalama emekli maaşı asgari ücretin iki katıydı, şimdi ise asgari ücretin altına inmiş durumda. En düşük memur emeklimizin aylığı ilk kez açlık sınırının altında kaldı. Ortalama maaşlar yoksulluk sınırının yarısına geriledi."
Koçak, taleplerini şöyle sıraladı: "Maaşlarımızda hemen şimdi, Ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını istiyoruz. 2023 Temmuz’dan bu yana uygulanmakta olan ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını talep ediyoruz. Verilen sözlerin tutulmasını istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödeneklerin mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz. Haziran ayına kadar grevli toplu sözleşme hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını ve evrensel sendikal normlara uyumlu hale getirilmesini talep ediyoruz. En geç Haziran sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz. En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını, kira ve kreş destekleriyle yol yardımı istiyoruz."
Ulaş Karasu: "Bu bütçede emekli, memur, işçi, asgari ücretli ve genç yok"
Koçak’tan sonra konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu ise şu açıklamalarda bulundu: "Bu soğuk havada, Ankara'nın ayazında çalışma bakanlığının önündeyiz. Çünkü artık emekçiler yoksulluk sınırının altında. Toplumun %80’i yoksulluk içinde yaşıyor. Son rakamlara göre %50’si açlık sınırında. Kira fiyatlarını dahi kamu emekçilerinin maaşları karşılayamıyor. 24 yıldır iktidarda olanlar bu sorumluluğu taşıyor. Bu bütçede emekli, memur, işçi, asgari ücretli, kadın ve genç yok. Bütçenin en büyük payı faizcilere, yandaş müteahhitlere ve saray üyelerine ait. Sizler yoktunuz. Bu mücadeleleri sendikalar ve buradakiler büyütecek. Dün Çalışma Bakanı, bizlere ‘şov yapıyorsunuz’ dedi. Bizler şov yapmıyoruz, ülke genelinde yoksulluk ve yoksullukla mücadele ediliyor. Oturdukları yerlerde rahat koltuklarında onları sokaklar, emekçiler ve yoksullar temsil ediyor. Saray’a kendinizi iyi göstermek için şova devam edenler ise sizlersiniz. Bu halk cevabını sandıkta verecek. Sandık gelince cesaretiniz varsa getirin, gösterelim. Kim şov yapıyor hep beraber görelim."