KKTc Cumhurbaşkanı Erhürman, GKRY’nin askeri ittifaklarının ve savunma anlaşmalarının Türkiye’ye karşı denge kurma amaçlı olduğunu, bölgedeki güvenliği tehdit ettiğini ve iradesinin dikkate alınmadığını belirtti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, bölgede devam eden savaşın hızla sona ermesini temenni etti. Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin (GKRY) çeşitli ülkelerle adanın güneyinde kurduğu askeri ittifaklar ve savunma anlaşmalarının, Türkiye’ye karşı denge kurma amacını taşıdığını belirtti. Ancak bu girişimlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Erhürman, bu tür askeri organizasyonların, adanın tümüne etkili sonuçlar doğurduğunu ifade etti. Ayrıca, bu girişimlerin adanın iki eşit kurucu ortağından biri olan Kıbrıs Türk halkının iradesi olmadan gerçekleştirilmesine rağmen, tüm tarafları etkilediğine işaret etti.
Kıbrıs Türk halkının adadaki statüsünün bu gelişmelerle uyumlu olmadığını belirten Erhürman, bu durumun ne adada hayata geçirilen düzenlemelere ne de adil olup olmadığına uygun olmadığını sözlerine ekledi.
Erhürman, Güney Kıbrıs’taki askeri mevcudiyetin yeni olmadığını dile getirdi. Birleşik Krallık, Yunanistan, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’ya ait askeri kuvvetlerin bölgede bulunduğunu, bunlara ilişkin açıklamaların ve törenlerin kamuoyunca bilinen şeyler olduğunu söyledi.
Güvenlik ortamındaki gelişmelerin ekonomik sonuçlar doğurabileceğine değinen Erhürman, özellikle turizm sektörünün zarar görebileceğine dikkat çekti. Kuzey ve güneyin başlıca gelir kaynağı olan turizmin bu risklerden olumsuz etkilenebileceğini belirtti.
Erhürman, son zamanlarda Güney’deki basın ve kamuoyunda yaşanan gelişmelerin turizm üzerindeki olumsuz etkileri konu edildiğine de değindi. Ayrıca eski Avrupa Parlamentosu üyesi Kızılyürek’in, Yunanistan eski başbakanlarından Samaras’ın bir konuşmasında Annan Planı’nın uygulanması halinde, Kıbrıs’ta dönüşümlü başkanlık ve Türk’in Cumhurbaşkanı olmasının mümkün olabileceği düşüncesine de atıfta bulundu.
Erhürman, bölgedeki savaşın kısa vadede son bulmasının ancak Kıbrıs Türk halkının eşitliğinin kabul edilmesine bağlı olduğunu; haksızlıkların ve irade dışı gelişmelerin bedelinin ödetilmek istendiğini belirtti. Barış ve istikrarın ancak iradi tanıma ile sağlanabileceğini vurguladı.