Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Ercan Yılmaz, çocuklarda yazma güçlüğünün çeşitli etkenlere bağlı olduğunu ve ekran bağımlılığı ile test sisteminin etkisini vurguladı.

Çeşitli faktörler çocuklarda yazı bozukluğuna neden olurken, yeni nesil çocuklar yazmakta zorlanıyor. Yazı yazmak, parmak ve bilekte ince motor becerisi gerektiren bir aktivitedir. Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz, küçük yaşta ekranla sürekli vakit geçiren çocuklarda ince motor becerilerin gelişmediğine ve bunun zamanla yazı yazmada güçlük yaşanmasına yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Çocukların yazı yazmakta karşılaşabileceği güçlüklerin altında çeşitli sebepler yatıyor. Teknolojik gelişmeler ve yenilikler bu süreci etkiliyor. Ekranlarla sürekli vakit geçiren çocuklarda ince motor becerilerin gelişmemesi, çoktan seçmeli testler, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, kısa mesajlar, emojiler, görseller ve eğitimdeki çok fazla doküman gibi faktörler yazı yazmayı zorlaştırıp yazı bozukluğuna sebep olabiliyor.
Yazı yazmanın duygu ve düşünceleri simgelerle aktarma yöntemi olduğunu belirten Prof. Dr. Yılmaz, yazma sürecinin fiziksel, duyusal ve zihinsel beceri gerektirdiğine işaret ediyor. Çocuklar, yazı yazarken duygularını ve düşüncelerini ifade etmeye çalışır. Bu süreç, el, kol ve beyin koordinasyonu gerektirir. Çocuklarda küçük yaşta ekran kullanımının bu becerileri geliştirmediğini ve zamanla yazı yazmada güçlük oluşabileceğini ifade eden Yılmaz, kırmızı kalem kullanımının disiplinli kurallar ve sert müdahaleler nedeniyle çocuklarda yazıya karşı korku oluşturduğunu vurguluyor.
Prof. Dr. Yılmaz, eğitim sisteminde yoğun şekilde çoktan seçmeli testler kullanıldığını ve bu durumun çocuklarda okuma ve işaretleme becerileriyle birlikte yazı yazmaktan kaçınmaya yol açtığını belirtiyor. Ayrıca dikkat ve konsantrasyon bozukluğu oranlarının pandemi döneminde arttığını ve şu anda yüzde 11 civarında olduğunu söylüyor. Sosyal medya ve yapay zekanın da çocukların kısa ve görsel tabanlı yazma alışkanlığı kazanmalarına ve yazıya karşı isteksizlik geliştirmelerine sebep olabileceğini ekliyor. Eğitimde kullanılan çok fazla dokümanın ise çocukların yazma pratiklerini sınırladığını dile getiriyor.
Yazma alışkanlığının öğrenme ve hafıza açısından önemli olduğunu belirten Yılmaz, yazmanın beyin aktivitesini artırdığını ve anlamlı öğrenmeyi desteklediğini söylüyor. Ayrıca, yazmanın çocukların kendilerini ve fikirlerini ifade etmelerini sağladığını ve derslerde stratejik not alma yeteneklerini geliştirdiğini anlatıyor. Yazmanın, çocukların düşüncelerini yazılı ifade yoluyla beyinlerini geliştirdiği ve kayıtlara geçirdiği bir etkinlik olduğunu belirtiyor. Çocukların tablet ve akıllı telefonlar aracılığıyla aldığı sesli mesajların yazmaya olan ilgiyi azalttığını ve bu durumun zamanla yazı bozukluğuna zemin hazırlayabileceğine dikkat çekiyor.