Konya’nın kökeni ve tarihsel gelişimi hakkında bilinenler detaylı şekilde açıklandı. Antik dönemde Ikonion olarak bilinen şehir, zamanla Konya adını aldı.

Konya'nın antik çağlardaki bilinen ilk adı olan Ikonion, Antik Yunan ve Roma İmparatorluğu döneminde tanınan bir merkezdi. Kelimenin kökenine bakıldığında, Yunancadaki "ikon" kelimesinden türetildiği görülmektedir. Efsanelere göre bu isim, antik dönemdeki önemli figürlerin veya kutsal betimlemelerin şehirle özdeşleşmesinden kaynaklanmaktadır. Ikonion, sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda Doğu ile Batı arasında köprü kuran büyük bir ticaret ve kültür merkezi olarak öne çıkmıştır.
Roma İmparatorluğu'nun Anadolu’daki hakimiyeti sırasında Ikonion, askeri ve idari açıdan önemli bir rol üstlendi. Şehir, imparatorluk yollarının kavşak noktası konumundaydı ve birçok tarihi olaya sahne oldu. Bizans döneminde de şehir önemini korudu ve zamanla Türk ve Arap etkileriyle karşılaştı. Bu süreç, şehrin antik kimliğinden sıyrılıp daha kozmopolit ve çok katmanlı bir yapı kazanmasına zemin hazırladı.
Şehrin tarihindeki önemli dönüm noktası, 12. yüzyılda Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ın gerçekleştirdiği fetihle yaşandı. Türklerin bölgeye yerleşmesiyle sosyal ve mimari yapı değişti. Ikonion ismi, Türkçe fonetik yapısına uyum sağladı ve halk arasında Konya olarak telaffuz edilmeye başlandı. 13. yüzyılda Mevlâna Celaleddin Rumi’nin şehri ziyaret etmesi, Konya’yı sadece bir idari merkez değil, aynı zamanda manevi ve felsefi açıdan önemli bir merkez haline getirdi.
Konya’nın günümüzdeki modern görünümünün altında, Ikonion dönemine ait izler yer almaktadır. Şehrin merkezinde Alaeddin Tepesi ve Karatay Medresesi gibi birçok tarihi alan bulunurken, Konya Arkeoloji Müzesi ve Mevlâna Müzesi de geçmişin izlerini taşımaktadır. Arkeolojik kazılarda Helenistik ve Roma dönemine ait eserler ortaya çıkarılmıştır. Şehir, her zaman farklı medeniyetleri barındıran ve "medeniyetler beşiği" olan bir şehir olarak varlığını sürdürmektedir.