Konya SMMM Odası üyeleri ve stajyerleri için düzenlenen seminerler devam ediyor. Yapay zekâ, dijitalleşme ve meslek sorunları üzerine odaklanılıyor.

Oda hizmet binasında gerçekleştirilen “Yapay Zekâ Denetimleri ve KURGAN” konulu seminerin sunumlarını Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı ve Konya Denetim Daire Başkanı Haluk Özyürek yaptı. Seminerde, Konya Defterdarı Yusuf Hamzaoğlu ve çok sayıda oda üyesi ve stajyer yer aldı.
Konya SMMMO Başkanı Halil Bıçakçı, seminerin açılışında Vergi Denetim Kurulu Başkanı, Konya Defterdarı ve Konya Denetim Daire Başkanı'nın yanı sıra meslektaşlar ve konuklara hitap etti. Bıçakçı, vergi adaletinin güçlendirilmesi, kayıt dışı ve sahte belge mücadeleleri ile denetim süreçlerinin dijitalleştirilmesi konularında mesleğin merkezinde yer aldığını belirtti ve mali müşavirlerin risk üreten değil, riskleri önleyen çözüm ortakları olduğunu vurguladı.
Konuşmasında, Vergi Denetim Kurulu tarafından geliştirilen KURGAN, VEDAS ve e-İnceleme gibi yeni nesil denetim sistemlerinin sahte belge riskini erken tespit eden, analiz derinliğini artıran ve yapay zekâ destekli karar süreçleriyle denetimi daha etkin ve izlenebilir kıldığını söyledi. Bıçakçı, Konya SMMMO’nun bu dijital dönüşüm sürecinin doğal bir paydaşı ve sorumluluk sahibi bir meslek örgütü olduğunu belirtti. Ayrıca, mesleği geleceğe hazırlamak amacıyla çeşitli eğitimler, mevzuat güncellemeleri ve yapay zekâ uygulamalarına yönelik programlar düzenlediklerini aktardı.
Bıçakçı, seminer vesilesiyle meslek mensuplarının güncel sorun ve beklentilerini de kamuoyu ile paylaştı. İş yükü, yüksek sorumluluk ve düşük ücret seviyesinin sürdürülebilir olmadığını, bunun haksız rekabeti ve mesleğin kalitesini olumsuz etkilediğini dile getirdi. Ücretlerin makul seviyelere çıkarılması, vergi güvenliğinin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti. Ayrıca, dahi CASAP Şüpheli İşlem Rehberi’nde yer alan bazı düzenlemelerin net, öngörülebilir ve uygulanabilir hale getirilmesi gerektiğini ve 1 Ocak 2025’te yürürlüğe giren e-envanter uygulamasında yaşanan teknik gecikmelerin meslek mensuplarına cezai sonuçlar doğurmasının adil olmadığını ifade etti.
Bıçakçı, esnaf odalarına defter tutma yetkisi verilmesi veya mali müşavir olmadan beyanname düzenlenebileceği yönündeki açıklamaların kamu maliyesi ve meslek güvenliği açısından sakıncalı olduğunu belirtti. Defter tutma, raporlama ve beyan süreçlerinin yalnızca 3568 sayılı Kanun ile mali müşavirler ve yeminli mali müşavirlere verildiğine dikkat çekti ve bu yetkinin dağıtılmasına karşı çıktı.
Gelişmelerin tehdit değil, fırsat olduğunu ve mesleğin itibarını, emeğini, gelir seviyesini güçlendirecek adımlar olduğunu ifade etti. Dijital dönüşüm, yapay zekâ ve uluslararası raporlama standartlarının mesleğin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini söyledi. Bu sürecin meslek yapısına katkı sağladığını, ancak meslek mensuplarının emeğinin korunması ve hukuki güvenliğin sağlanması gibi konulara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Bıçakçı, seminerin gerçekleşmesine katkı sağlayanlara teşekkür ederek, meslektaşlara, mükelleflere ve kamuya faydalı olmasını diledi.