Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Siirt ziyaretinde Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde yaşanan duruma tepki gösterdi. Seçmen iradesinin meclis parmağına terk edilmesini eleştirdi.

(ANKARA) - Doğu ve Güneydoğu ziyaretleri kapsamında Siirt’te STK temsilcileri ve gazetecilerle bir araya gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nde yaşanan sürece tepki gösterdi. Arıkan, “2 milyon 388 bin seçmenin iradesi 61 meclis üyesinin parmağına terk edilemez. Bu hukuka, ahlaka ve vicdana sığmaz” dedi.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, bölge ziyaretleri sırasında Siirt’te sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileri ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Arıkan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasının ardından işletilen süreci eleştirdi. Adalet ve hukuk konularına vurgu yapan Arıkan, iktidarın yerel yönetimlere yönelik uygulamalarını "çifte standart" olarak nitelendirdi.
Adaletin tarafsız olması gerektiğine vurgu yapan Arıkan, "Kendi partisinden biri yolsuzluk yaptığında görmezden gelip, başka bir partiden biri haksızlık yaptığında hukuki uygulama yapılıyorsa orada adaletten değil, zulümden bahsedebiliriz" ifadelerini kullandı. Bursa'daki sürecin hukuki garabetler içerdiğini dile getiren Arıkan, şunları kaydetti:
"Belediye başkanı bir şafak operasyonuyla alındı. İçişleri Bakanı 'Şu kadar AK Parti belediyesine de operasyon yaptık' diyor ama bir tane AK Parti belediyesini şafakla götürmediniz. Kimsenin haberi dahi olmadı. Mustafa Bozbey'i aldınız. ‘Suçsuzdur demiyorum’, buraya dikkat edin; ortada kesin bir hüküm yok, isnat edilen bir suç var. Ayrıca suçun işlendiği iddia edilen zaman yedi yıl öncesine dayanıyor. Yedi sene boyunca hiçbir şey yapılmamış, yedi sene sonunda şafak operasyonuyla götürülüp, meclis üyesi iradesiyle yeni belediye başkanı seçiliyor."
Bursa'daki seçmen sayısına işaret eden Arıkan, meclis içi seçimleri "antidemokratik" olarak tanımladı. "2 milyon 388 bin, 61’den büyüktür. Bursa Belediyesi'nde yaşananları kanuna uydurabilirsiniz ama hukuka, ahlaka ve vicdana sığdıramazsınız. 2 milyon 388 bin 995 seçmenin iradesi, 61 meclis üyesinin parmağına terk edilemez. Bu antidemokratik uygulamaları reddediyoruz. Bu konuda hukuki düzenlemeye ihtiyaç vardır. Belediye meclisinin halk iradesini yok sayması yerel otokrasidir ve bunun izahı mümkün değildir" diye ekledi.
Hukuki süreçlerin adil işletilmediğini savunan Arıkan, Elazığ ve Beşiktaş belediyeleri üzerinden örnekler verdi. Sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Bin 300 belediyeye operasyon yapılsın, o zaman adil olduğunuza inanabilirim. Aziz İhsan Aktaş ile ilgili Beşiktaş Belediyesi'ne ne yapıldıysa, Elazığ Belediyesi'ne de aynı işlemler yapıldı. Belgeleri defalarca paylaşımda bulundum, savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. İki yıl geçti, savcı bekliyor, ne iade ediliyor ne de işleme konuluyor. Neden? O zaman biz adaletten bahsedebiliriz. Bu ortamda adil bir paylaşım yapmanın yolu, ortaklıklar kurmaktır."