Malatya’nın Hekimhan ilçesinde 10 Nisan 2025’te 8 aylık hamile olan Beste Kızılay, ruhsatsız silah kullanarak öldürülmüş ve davanın ikinci duruşması yapıldı. Tanıklar olay sırasında ve sonrası gözlemlerini paylaştı.

Malatya’nın Hekimhan ilçesinde 10 Nisan 2025 tarihinde, 8 aylık hamile olan Beste Kızılay, ruhsatsız silah kullanarak öldürülmüş ve Ali Can Kızılay hakkında dava açılmıştı. Mahkeme, ikinci duruşmayı Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirdi. Beste Kızılay’ın kardeşi Buse Özhan, adliye çıkışında yaptığı açıklamada adalet talebinde bulundu ve kadınların güvenliği ile ilgili düşüncelerini dile getirdi.
İddianamede, Ali Can Kızılay’ın resmi nikah yaptığı eşine yönelik kasten cinayet suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talep edildi. Ayrıca olayda kullanılan ruhsatsız tabanca ve yasaklı bıçaklar nedeniyle kanunlara aykırı hareket ettiği gerekçesiyle suçlamalar da söz konusu oldu. Ayrıca, sanık ve ailesine ait bazı kişilere “delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme” suçlamasıyla dava açılmıştır.
Duruşma sırasında, olay yeri görüntüleri ve 112 çağrı merkezi ses kaydı dinletildi. Tanıklar Burcu Ekinci ve Durmuş Kızılay, olay anındaki gözlemlerini paylaştı. Burcu Ekinci, olay sırasında yüksek sesler duyduğunu ve dayım Dursun Kızılay’ın olay yerine gelerek onu uyardığını söyledi. Dayı ve diğer tanıklar olay sırasında silah görmediklerini, sanığın silah kullanımı ve olayın gelişimi hakkında bilgiler verdi.
Mahkeme, taraf avukatlarının taleplerini ve mütalaalarını dinledi. Ayrıca, olayla ilgili 112 ses kaydı ve sanıkların cep telefonu verilerinin incelenmesi beklendiği bildirildi. Mahkeme, duruşmayı 6 Nisan 2026 tarihine erteleyerek, eksikliklerin giderilmesine ve bilirkişiden gelecek raporların beklenmesine karar verdi.
Duruşma sonrası adliye önünde yapılan açıklamada, Beste Kızılay’ın avukatı adalet çağrısı yaparken, ailesi suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istediklerini belirtti. Beste’nin babası ve kız kardeşi de adil yargılanma sürecine destek vererek, kadın ve çocukların güvenliği konusunda endişelerini dile getirdi. Ayrıca, duruşma ve adalet talebini destekleyen çeşitli sivil toplum temsilcileri de bulunuyordu.