Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, kayısı üreticilerine yönelik düzenlenen eğitimde bitkisel üretim planlaması, destekleme modeli, gübreleme, hastalık ve zararlılarla mücadele konularını ele aldı.

Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, yeni üretim sezonu öncesinde kayısı üreticilerine ve çiftçilere yönelik olarak bitkisel üretim planlaması, yeni destekleme modeli, kayısı bahçelerinde gübreleme, budama, hastalık ve zararlılarla mücadele, B-reçete sistemi ve TARSİM konularında eğitim toplantısı düzenledi.
Toplantı, Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kemal Sunal Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya, Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü şube müdürleri, ilçe ziraat odası başkanları ve çiftçiler katıldı.
Toplantı öncesinde konuşan Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılıç, çiftçilerin sağlayan destek ve çalışmalarından dolayı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür etti. Kılıç, geçen yıl bazı bölgelerde meyve kaybı yaşandığını ancak bu yıl birçok bölgede meyve gözü açıldığını belirtti. Çiftçilerin eğitimlere önemli derecede önem verdiğini ve eğitimlerde yapılan hataları gözleriyle göreceklerini söyledi.
Malatya İl Tarım ve Orman Müdürü Osman Akar, Malatya’nın kayısı üretiminde dünya lideri olduğunu vurguladı. Türkiye’deki toplam kayısı üretiminin yüzde 85’inin ve dünya üretiminin yaklaşık yüzde 50’sinin Malatya tarafından karşılandığını belirtti. Yaklaşık 280 bin hektar tarım alanında 110 bin hektarda kayısı üretimi yapıldığını ve yaklaşık 40-41 bin çiftçinin geçimini bu sektörden sağladığını ifade etti. Malatya'nın yıllık yaklaşık 400-450 milyon dolar döviz kazancına katkıda bulunduğuna işaret etti ve hedeflerinin bu rakamı 600-700 milyon doların üzerine çıkarmak olduğunu söyledi. İl tarım müdürü, girdilerdeki israfı önlemek ve zamanında, yeterli kullanım sağlamak amacıyla bu toplantıların yapıldığını da ekledi.
Malatya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Demet Köksal, tarımsal üretim planlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Köksal, 2025 yılında uygulamaya alınan bitkisel üretim planlaması ve yeni destekleme modelleri konusunda şu bilgileri paylaştı: Artan nüfus nedeniyle tarım alanlarının ve kişi başı üretim alanlarının azaldığını, 1990’larda 56 milyon olan nüfusun şimdi 86-87 milyona yükseldiğini, tarım alanında daralma olduğunu ve iklim değişikliğiyle birlikte toprak ve su rejimlerinin değiştiğini vurguladı. Pandemi sürecinin ardından dünya bazında gıda güvenliği ve gıda milliyetçiliği kavramlarının oluştuğunu da belirtti.