Malatya Emek ve Demokrasi Platformu, Ramazan ayı boyunca eğitim kurumlarında dini etkinlikler düzenlenmesini öngören genelgeyi protesto etti. Açıklamada, genelgenin anayasa ve çocuk hakları sözleşmesine aykırı olduğu belirtildi.

Malatya Emek ve Demokrasi Platformu, Turan Emeksiz Caddesi üst kavşağında, Milli Eğitim Bakanlığı’nın imzasıyla okullara gönderilen ve okul öncesinden liseye kadar tüm eğitim kademelerinde Ramazan ayı süresince dini etkinlikler düzenlenmesini öngören genelgeyi protesto etti. Açıklamada, bu kararın anayasa, milli eğitim temel kanunu ve eğitim bilimine ile uluslararası çocuk hakları sözleşmesine aykırı olduğu belirtildi.
Platform, “Laik, bilimsel, demokratik eğitime karşı olan bu müfredatı reddediyoruz” pankartı açtı ve çeşitli sivil toplum kuruluşları ile siyasi partilerin desteğini aldı. Destek verenler arasında CHP, DEM Parti, Sol Parti, EMEP, TİP, Eğitim-Sen, Eğitim-İş, 10 Ekim, ADD, SES, BTS, BES, Çağdaş Hukukçular Derneği, DAD, TMMOB, İnsan Hakları Derneği, PSAKD, MALÇEP, Birleşik Emekliler Sendikası ve Tüm Emekliler Sendikası yer aldı.
Platform adına açıklamayı Eğitim-İş Mali Sekreteri Mehmet Kızılkaya okudu. Açıklamada, “Karanlığa teslim olmayacağız”, “Laik, bilimsel, demokratik eğitim” ve “Tarikata değil eğitime bütçe” sloganları atıldı. Ayrıca, genelgenin ekonomik çöküşü gizlemek amacıyla hazırlandığı iddia edildi. Açıklamada, “İşsizlik, yoksulluk ve açlık sınırında yaşayan toplumun durumunun gizlenmek istendiği” ifade edildi.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 676 protokol ile yürüttüğü çalışmaların eğitim uzmanlığı ve denetim kapasitesinin sorgulandığı belirtildi. Ülkede inanç ve din üzerinden toplum mühendisliği yapıldığı vurgulandı. Bu uygulamaların siyasi olduğunu ve toplumun sorunlarından uzak olduğunu belirtildi.
Son olarak, bu uygulamaların okulları siyasetin arka bahçesi yapmak isteyenlerin politikası olduğuna dikkat çekildi. Yoksulluk ve adaletsizlikle mücadele edemeyen iktidar ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın, okullarda Ramazan etkinlikleriyle eğitim ortamını ayrıştırmaya çalıştığı savunuldu. Hükümete çağrı yapıldı: “Okullarda barış ve bilimsel eğitimi bozmadan hareket edilmelidir.”