Vahap Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, demokrasi ve adaletin hakim olmasını dilediklerini ve bu bilinçle kentleri yönettiklerini söyledi.

Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Akdeniz Kentler Birliği tarafından düzenlenen ve Barcelona Büyükşehir Belediyesi, Barcelona Metropolitan Alanı ile Avrupa-Akdeniz Enstitüsü iş birliğiyle gerçekleştirilen "Barcelona 30 Akdeniz Kentleri Konferansı: Bölgesel Dönüşüm İçin Yerel Eylemin Güçlendirilmesi Konferansı"na katıldı.
Konferans, 2019’dan bu yana Büyükşehir’in üyesi olduğu MetCities’in 35. yılı ve Barcelona Süreci’nin 30. yılı dolayısıyla düzenlendi. Amaç, Akdeniz bölgesindeki yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve bölgesel iş birliğinin artırılmasıydı.
Konferansta, Akdeniz’deki politikacılar, sivil toplum temsilcileri, akademisyenler ve diğer paydaşlar arasında yüksek seviyeli siyasi diyalog kurulması, Barcelona Süreci’nin yeniden değerlendirilmesi ve UfM’nin reform çalışmalarına katkı sunulması hedeflendi. Ayrıca, yerel diplomasi ve bölgesel iş birliklerinin bölgesel bütünleşmeye katkısı ve bölgesel stratejilerle yerel uygulamalar arasındaki ilişkinin güçlendirilmesine yönelik yeni yollar tartışıldı.
Konferansta konuşan Seçer, Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği görevine İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın tutuklanmasının ardından geldiğini belirterek, hukuk devletinin önemine vurgu yaptı. Seçer, "Dünyanın her yerinde demokrasi ve adaletin hakim olmasını umut ediyoruz. Biz de kentlerimizi bu bilinçle yönetmeye gayret ediyoruz" dedi.
Sözlerine devam ederek, demokraside halka en yakın makamın belediye başkanlığı olduğuna dikkati çeken Seçer, “Dünyada barışın hakim olması için önce yerelden başlanmalı. Belediyeler kentlerini mutlu ederse, ülke mutlu olur. Ülkeler mutlu olursa dünya genelinde barış sağlanır" ifadelerini kullandı.
Seçer, kendisini ve Mersin kentini tanımlarken, "Mersin, Türkiye’nin özetidir. Göçlerle büyümüş, büyük bir liman şehri ve çeşitli siyasi görüşlerin bir arada bulunduğu kozmopolit bir kenttir. Tüm siyasal partilerin milletvekili çıkardığı, farklı görüşleriyle temsil edilen bir yapıya sahiptir" diye belirtti.
Kentte çevre kirliliğinin önemli bir sorunu olduğunu ve Akdeniz kıyılarında, özellikle Doğu Akdeniz bölgesinde, kirliliğin arttığını ifade etti. Mersin’in, Türkiye’de denizleri denetleme yetkisi verilen iki belediyeden biri olduğunu, gemilerin bıraktığı atıkların izlendiğini ve yüksek cezalar uygulandığını söyledi.
Çevre bilincinin artırılmasına yönelik projelerin de olduğunu açıklayan Seçer, Türkiye’de ilk olan Çevre ve İklim Bilim Merkezi kurulduğunu ve 120 deney istasyonuyla eğitimler yapıldığını kaydetti. Ayrıca, çevre bilincini çocuklara kazandırmak amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü ve eğitim programları düzenlendiğini dile getirdi.
Çiftçilere yönelik güneş enerjisi ve modern sulama ekipmanlarıyla destek sağlandığını aktaran Seçer, ulaşımda ise çevreci otobüsler kullanıma alınırken, elektrikli otobüs ve raylı sistem projelerinin de gerçekleştirildiğini belirtti. Şehirde, yaklaşık 400 milyon Euro’luk yatırıma işaret etti.
Ulaştırma ve enerji alanındaki projelerin yanında, deniz kirliliği ve küresel iklim değişikliğiyle ilgili altyapı çalışmaları yapıldığını anlatan Seçer, birçok atıksu arıtma tesisi ve derin deniz deşarjı projelerine odaklanıldığını belirtti.
Sözlerini, Filistin’de yaşanan insani dramaya değinerek tamamlayan Seçer, "Gazze’de, dünya kamuoyu önünde bir insanlık suçu işlendi. Çok sayıda insan öldü ve bu gerçekler hâlâ orada duruyor. Barış ve refah için katkıda bulunmaya devam edeceğiz" dedi.