Mersin Büyükşehir Belediyesi MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezi’nde düzenlenen atölye çalışmasında 11-14 yaşındaki çocuklara akran zorbalığı hakkında farkındalık kazandırılarak, empati gelişimine vurgu yapıldı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezi’nde düzenlenen "Akran Zorbalığını Önleme: Empati Atölyesi’nde" 11-14 yaş grubundaki çocuklar için akran zorbalığını fark etme, anlama ve önlemeye yönelik çalışma yapıldı. Düzenlenen atölyede zorbalığın yalnızca fiziksel değil; sözel, sosyal ve dijital boyutlarıyla da çocukların ruh sağlığını etkilediğine dikkat çekilerek, farkındalık kazandırıldı.
Büyükşehir Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, çocukların güvenli ve sağlıklı bir ortamda gelişimini desteklemek amacıyla, akran zorbalığına karşı farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. MERCİ Öğrenci Danışmanlık Merkezi’nde gerçekleştirilen "Akran Zorbalığını Önleme: Empati Atölyesi’nde" özellikle 11-14 yaş arasındaki çocukların karşılaşabileceği zorbalık türleri ele alınırken, çocuklara empati kazandırılması amaçlandı.
Uzman Klinik Psikolog Asena Akatürk, çalışmada özellikle 11-14 yaş grubuna odaklanıldığını belirtti. Bu yaş aralığının; çocukluktan ergenliğe geçişin yaşandığı, kimlik gelişiminin hızlandığı ve sosyal ilişkilerin önemli hale geldiği bir dönem olduğuna dikkat çeken Akatürk, "Son zamanlarda okullarda akran zorbalığına çok sık rastlıyoruz. Bu atölyeleri, ailelere ve gençlere destek olmak, zorbalıkla baş etme güçlerini geliştirmek amacıyla düzenliyoruz" dedi.
Akran zorbalığının sadece fiziksel saldırılarla sınırlı olmadığına vurgu yapan Akatürk, "Alay etme, lakap takma, dışlama, tehdit etme ve küçük düşürme gibi sözel ve sosyal davranışlar da zorbalık kapsamındadır. Teknolojinin kullanımıyla birlikte siber zorbalık da yaygınlaşmıştır. Çocuklar sosyal medyada, WhatsApp gruplarında veya oyun ortamlarında alay edici mesajlar, tehditler ve uygunsuz davranışlara maruz kalabiliyor. Bu durum, çocuklarda kendilerini güvende hissetmemeye yol açıyor" ifadelerini kullandı.
Zorbalığa maruz kalan çocukların, çoğu zaman yaşadıklarını doğrudan dile getiremediğini vurgulayan Akatürk, "Okula gitmek istememe, akademik başarının düşmesi, dikkat ve odaklanma problemleri, içine kapanma, uyku ve iştah sorunları, yoğun kaygı ve depresif belirtiler görülebilir. Bu belirtiler çoğu zaman ergenlik dönemiyle ilişkilendirilir, oysa çocukların yaşadığı psikolojik zorlanmanın göstergeleri olabilir" dedi.
Ziyneti zorbalık yapan çocukların da kendi iç dünyalarında zorlandıklarını belirten Akatürk, "Empati kurma güçlüğü, aile ilişkilerinde sorunlar, öfke kontrol problemleri ve yetersizlik duyguları görülebilir. Bu nedenle zorbalığa yalnızca cezalandırıcı değil, eğitici, onarıcı ve anlayışlı yaklaşımlarla müdahale edilmesi çok önemlidir" şeklinde konuştu.
Akatürk, akran zorbalığıyla mücadelede bütüncül bir yaklaşımın gerekliliğine değinerek, "Önleyici çalışmalar, rehberlik faaliyetleri ve öğretmen farkındalığı, güvenli okul ortamlarının oluşmasına katkı sağlar. Çocuklar kendilerini güvende hissettiklerinde, öğrenmeye ve gelişmeye daha açık olurlar. En etkili yaklaşım; çocuk, aile, okul ve ruh sağlığı uzmanlarının iş birliği içinde olmasıdır. Empati, sınır koyma ve duyguları tanıyıp ifade etme becerilerinin erken yaşta desteklenmesi zorbalığın önlenmesinde çok önemlidir" diye ekledi.
İçeriğin devamı olarak, Akatürk, bu çalışmaların sürdürüleceğini ve farklı yaş gruplarına ve dezavantajlı bölgelere taşınmasının planlandığını, ailelere yönelik eğitim programlarının proje aşamasında olduğunu belirtti. Çocukların gelişimini desteklemek ve daha güvenli ortamlar oluşturmak için çalışmaların genişletileceği kaydedildi.