SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Kültür Sanat/Mevlana düşüncesinde ahlak konu edildi

Mevlana düşüncesinde ahlak konu edildi

TYB Konya Şubesi tarafından düzenlenen etkinlikte, Mevlânâ’nın eserlerindeki ahlak öğretileri ve temel felsefi meseleler detaylı şekilde ele alındı.

Mevlana düşüncesinde ahlak konu edildi
Reklam yükleniyor...

Mevlana düşüncesinde ahlak anlatıldı

TYB Konya Şubesi etkinliği

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi, "Yazarın Aynası" program serisi kapsamında etkinliklerine devam etti. D. Mehmet Doğan Kütüphanesi’nde gerçekleşen, Dr. Faruk Yazar’ın organize ettiği programda, Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Bircan konuşturuldu. "Mevlânâ Düşüncesinde Ahlak Felsefeleri" konusu ile ilgili yapılan etkinliğe çok sayıda yazar ve akademisyen katıldı. Programda, Mevlânâ’nın eserlerindeki ahlak öğretisi, insanın varlık dünyasındaki yeri ve irade özgürlüğü temel meseleler halinde detaylandırıldı.

İnsanın varlık içindeki değeri

Prof. Dr. Bircan, Mevlânâ’nın insanı nasıl bir cevher olarak gördüğünü şöyle ifade etti: "Mevlânâ’nın ifadelerine göre, insan bir cevherdir, gök ona arazdır. Her şey ferdir ve amaç odur. İslami bakışla, yani Hz. Muhammed’in şahsında insanın yaratıldığı ve yeryüzü ile Allah dışındaki varlıkların en değerli varlık olduğu görüşü devam eder. "Biz insanı en güzel şekilde yarattık" ayetini okuyan Bircan, en değerli şeyin can olduğunu belirtti. En güzel surette olan insan, hem arştan hem de düşünceden üstündür. Bu değerin özünü anlatmak gerekirse, insanın değerinin çok yüksek olduğunu vurguladı: "İnsan, Tanrı’nın ilahi sırlarını ve ruhunu yansıtan özelliği ile öne çıkar."

Ruh ve beden arasındaki ontolojik çatışma

Bircan, insanın ikili yapısına ve ahlakla ilişkisine değindi: "Mevlânâ’ya göre insan ikili yapıya sahiptir ve bu özellik hiçbir varlıkta yoktur. İnsan, beden ve ruh olmak üzere iki unsuru içerir. Ruh, nefah-i Rabbani ve gönül gibi kavramlarla anlatılırken, insana yansıyan öz, diğer canlılardan ayıran temel noktadır. Bedeni bir gübre yığını veya mezbelelik gibi gören Mevlânâ, ruhun bedene bağlı olmasına rağmen, beden ruhun dayanağıdır ve Tanrı’ya ulaşmak için kullanılabilir. Bu iki unsur arasındaki çatışma ve gerilim, insanın ahlaklı olması gerektiği nedenidir."

İrade özgürlüğü ve ahlaki sorumluluk

Bircan, irade ve seçme gücünün önemine vurgu yaparak, "İnsan irade sahibidir; bu güçle yüceliği veya alçaklığı seçebilir. Mevlânâ, irade hürriyetine büyük önem verir ve cebir ya da kader anlayışını aşar. "İradesiz suçlu olmaz" diyerek, insanın özgür iradesinin ahlakın temelini oluşturduğunu belirtir. Seçmek, sadece insana ait olup, Allah bu konuda zorunluluk koymaz. İnsan tamamen özgürdür ve bu nedenle ahlak, kazanılmış bir karakter ve erdemler toplamıdır" ifadesini kullandı.

Ahlak ve aşk yolu

Bircan, Mevlânâ’nın ahlak anlayışındaki en yüksek noktayı "Aşk Ahlakı" olarak tanımladı: "Mevlânâ’da iki ahlaktan bahsedilebilir. Birincisi, akıl ve nefs çatışması üzerine kurulu, gayeci ve mutlulukçu ahlaktır. Bu, alışkanlıkla kazanılır ve nefsi kontrol etmeyi amaçlar. İkincisi ise 'Aşk Ahlakı'dır; bu ahlak, gayeci ve mutlulukçu ahlaktan üstün bir aşamadır. Amaç, Allah’ta yok olmaktır ve her birey kendi deneyimiyle bu halle ulaşabilir. Bu ahlakın temel amacı, Tanrı’ya vuslat olup, nefsani, sosyolojik veya dünyevi engellere takılmadan onun sevgisiyle ilerlemektir. Kendini Tanrı’ya adayan kişinin, karşılık beklemeden bu aşkı yaşaması, Mevlânâ’ya göre her insanın ulaşabileceği bir aşamadır."

Etkinlik sonunda katılım belgesi ve TYB Konya Şubesi yayınlarının takdimi gerçekleştirildi. Toplu fotoğraf çekimi ile etkinlik sona erdi.

Etiketler:

kultur-sanatetkinlikkonyaahlakmevlana
Reklam yükleniyor...