Remzi Çayır, TÜİK'in verilerini ve ekonomi politikalarını eleştirerek erken seçim çağrısında bulundu. Vatandaşların yaşam koşulları gün geçtikçe zorlaşıyor.

Milli Yol Partisi Genel Başkanı Remzi Çayır, 100. Yıl Semt Pazarı'nda esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi. TÜİK'in kasım ayına ilişkin enflasyon verileri üzerinden eleştirilerde bulunan Çayır, şunları söyledi:
Hayat pahalılığı ve yaşam koşullarında gerçek enflasyon ile TÜİK'in ortaya koyduğu enflasyon arasında büyük fark olduğunu belirten Çayır, enflasyonun yüzde 0.87 olduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Ayrıca, bu durumu, memurlara, işçilere, dar ve sabit gelirlilere verilecek ücretin azaltılması ve piyasaya para harcatmama amacıyla yapıldığını kaydetti.
Hükümetin gündemi ile milletin gündeminin aynı olmadığını vurgulayan Çayır, ülkeyi yönetenlerin pazara gidip halkın yaşadıklarını görmeleri gerektiğini söyledi. Sözlerine şöyle devam etti: "Sizin enflasyonu önleme metodunuz baştan sona yanlış. Sayın Cumhurbaşkanı'nın uygulamalarıyla hepimiz bu ceremeyi yaşıyoruz. Açlık sınırı 30 bin TL'yi aşmış, yoksulluk sınırı 70-80 bin TL'yi bulmuş durumda. Hala emekliye 15-16-17 bin TL veriliyor."
Çayır, emekliye verilen maaşların yetersiz olduğunu belirterek, "Emekli maaşı 12 çeyrek altına alınıyordu, şimdi ikiye indirilmiş. En azından asgari ücretin 35 bin lira olması ve emekliye verilen paranın yüzde 100 artırılması gerekir" dedi.
Çayır, hükümetin gelirlerini çaldığını, hayatı zorlaştırdığını ve 23 yıl aynı iktidarda kalınmasının artık yeterli olduğunu söyledi. Erken seçime gitmenin şart olduğunu belirten Çayır, "Sandık demokrasidir ve millete tekrar karar verme hakkıdır. Kimse sandıktan kaçmamalı, korkmamalıdır" dedi.
Papa'nın İznik ziyaretinde yaşananlara değinen Çayır, Papa'nın siyasi bir ayin yaparak ülkemizi rencide ettiğini söyledi. Bu durumu kabul etmediklerini ve bağımsızlık sevdalıları olarak karşı çıkacaklarını dile getirdi.
Yargıya müdahale edilerek gücün elde tutulmasına karşı çıkan Çayır, ülkenin zaman kaybetmeden erken seçime gitmesi gerektiğini vurguladı. 23 yılda yaşanan pahalılık, adaletsizlik ve liyakatsizlikten bahsederek, ülke yönetiminin değişmesi gerektiğine işaret etti. Ayrıca, adaletin olmaması halinde hiçbir şeyin düzgün yürümediğine dikkat çekti.