CHP’li Murat Bakan, Mesud Barzani’ye Şırnak’taki etkinlikte koruma amacıyla silahlı ve üniformalı kişilerin eşlik etmesine ilişkin soru önergesi verdi. Bakan, protokol gerekçesini ve uluslararası normlara uyumu sordu.

CHP’li Murat Bakan, Mesud Barzani’ye geçtiğimiz günlerde Cizre’de düzenlenen etkinlikte eşlik eden üniformalı ve silahlı korumalara ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e üç ayrı soru önergesi verdi.
Bakan, "Mesud Barzani’nin şu an resmi bir devlet görevi olmamasına rağmen, kendisine devlet başkanı seviyesinde bir koruma protokolü uygulanmasının gerekçesi nedir? Bu uygulama uluslararası diplomatik teamüllerle nasıl açıklanmaktadır?" sorusunu yöneltti.
Bakan, ayrıca şu ifadeleri kullandı:
Bakan, sınır kapısında bu kişilerin silahlarının kayıt altına alınmış olup olmadığını ve girişlerine izin veren makamların kimler olduğunu sordu. Ayrıca, bu kişilerin silah taşımalarına ilişkin izin ve envanter kaydı olup olmadığını sordu.
İçişleri Bakanı’na yöneltilen sorular arasında, silahlı unsurların girişine izin veren düzenlemeler, protokol veya özel güvenlik anlaşması olup olmadığı da yer aldı. Ayrıca, valilik, il emniyet müdürlüğü ve jandarmanın bilgilendirilip bilgilendirilmediği ve güvenlik tedbirlerinin kimler tarafından koordine edildiği soruldu.
Bakan, "Türkiye’nin egemenlik ilkelerini ihlal eden bu uygulama tekrar edilmemeli. Bu nedenle bakanlıklar ne gibi düzenleme veya sınırlama öngörmektedir?" sorusunu yöneltti.
İçişleri ve Dışişleri Bakanları’na sorulan sorular arasında, Barzani’nin resmi olmayan ziyaretinde uygulanan protokol, muafiyet ve statü konuları da yer aldı. Ayrıca, bu kişilerin Türkiye’de kalışı sırasında gözetim ve güvenlik önlemleriyle ilgili detaylar da sorgulandı.
Valilik, il emniyet müdürlüğü, jandarma ve diğer güvenlik birimlerinin bu süreçte bilgilendirilip bilgilendirilmediği ile güvenlik tedbirlerinin kimler tarafından sağlandığı da soru konusu yapıldı.
Bakan, Türk polisi ve askerinin bu kişiler için görev yapıp yapmadığını ve yasal sıfatlarını sordu. Ayrıca, bu uygulamanın uluslararası hukuk ve protokol kurallarıyla uyumunu da gündeme getirdi.
Bakan, benzer girişlerin tekrar yaşanmaması için kurumların nasıl bir politika ve düzenleme yapması gerektiğini sordu ve olayın Türk diplomasisi ve itibarına olan etkisini inceledi.