Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, milletin mal varlığını şeffaf hale getirilmesi için 'Temiz evler seferberliği' önerisinde bulundu ve iktidar ile muhalefete çağrı yaptı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol grubunun haftalık grup toplantısında konuştu. Konuşmasında Orta Doğu’daki gelişmeleri, Türkiye’nin dış politikasını, ekonomiyi ve iç siyaseti değerlendirdi. Katliamlar ve çatışmalardan bahsederek bölgede yaşanan sıkıntılara vurgu yaptı.
Mahmut Arıkan, İran, Lübnan, Mescid-i Aksa ve Beyrut’taki gelişmeler hakkında bilgi verdi. İran’da yaşanan savaşlar ve bölgedeki çatışmaların ABD ve İsrail’in politikalarıyla bağlantılı olduğunu savundu. Bu ülkelerin halkları köleleştirmeye çalıştığını iddia etti.
Amerika’nın ve İsrail’in bölgedeki askeri operasyonlarını ve müdahalelerini eleştiren Arıkan, bu ülkelerin sistemli olarak savaş çıkardığını belirtti. ABD’nin petrol ve doğalgaz gibi kaynaklara erişim ve üsler kurmak amacıyla hareket ettiğini ifade etti.
İran’a yönelik saldırı girişimlerine değinen Arıkan, Türkiye ile İran’ın aynı gaflet içinde hareket ettiğini ve Amerika’nın proje ve planlarının bölgeyi ve ülkeleri nasıl etkilediğini açıkladı. İran’ın ve Türkiye’nin jeopolitik ve ekonomik açıdan ortak durumlardan etkilendiğine vurgu yaptı.
Trump’ın İran saldırılarına yönelik açıklamalarını eleştiren Arıkan, ABD’nin bölgedeki gücünü ve tutumunu sorguladı. Ayrıca, Türkiye ve İran’ın birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti ve bölgedeki güç mücadelesine dikkat çekti.
D-8’in aktif hale getirilmesi çağrısında bulunan Arıkan, özellikle enerji ve ticaret hatları açısından stratejik önemi olan bu organizasyonun önemini vurguladı. Bu konuda iktidarın harekete geçmesini beklediklerini söyledi.
Toplumsal gerilimin azaltılmasına ve hassas dönemlerde itidal çağrısında bulunan Arıkan, özellikle Gazze ve İran’a yönelik gelişmeleri anlattı. Dışişleri Bakanlığı’nın Riyad’daki imza attığı bildirgeyi eleştirerek bölgedeki tutumların yanlış olduğunu belirtti.
Hükümetin Kanal İstanbul projesini stratejik tehdit olarak gören Arıkan, boğazların egemenlik belgesi olduğuna vurgu yaptı. Ayrıca, ABD üslerinin kontrolünü Türk Silahlı Kuvvetleri’ne devretme çağrısında bulundu.
Türkiye’nin askeri ve istihbarat altyapısına ilişkin eleştirilerde bulunan Arıkan, ülkenin bağımsızlığıyla oynayan güçlerin varlığına dikkat çekti. Ekonomik açıdan da, teknolojik gelişmelerden uzak kalındığını söyledi.
Milletin cebinden çözümler arayan iktidarı eleştiren Arıkan, şeffaf bir mal varlığı ve tapu denetimi çağrısı yaptı. Özellikle ‘Nereden buldun?’ yasasıyla zenginliklerin izlenmesini önerdi ve ‘Temiz evler seferberliği’ önerisinde bulundu.
Koronavirüs ve bölgesel gelişmeler ışığında, terör ve yolsuzlukla mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Ayrıca, milli birlik ve beraberlik çağrısında bulunarak, ülkede huzur ve güven ortamının tesisi gerektiğini belirtti.