Necati Özkan, cezaevinden yayınladığı mektupta hakikati ve hukuku savunmaya devam ettiğini belirtti. Yargının durumu ve suçlamaları hakkında açıklama yaptı.

Necati Özkan, Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi'nden yazdığı "Hakikat Mektupları" başlıklı mektupta, Türkiye'de yargının keyfi ve güdümlü hale geldiğine dikkat çekti. Yargının, seçim kazanmaya yönelik siyasi manevra ve algı operasyonlarının merkezlerinden biri haline dönüştüğünü söyledi. Özkan, kendisinin 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'ne üye olmakla itham edildiğini belirterek, bu suçlamaları reddettiği ve hakikati anlatmak için mücadele ettiğini ifade etti.
Özkan, kendisine yönelik örgüt üyeliği ve casusluk suçlamalarının, profesyonel siyasi danışmanlık ve normal görüşmelerinin olağan gereği olduğunu savundu. Hakkındaki iddiaların kanıt olarak gösterilen görüşme ve temasların, yasal danışmanlık faaliyetlerinin bir parçası olduğunu belirtti. Ayrıca, savcılığın sunduğu belgelerin masumiyetini gösterdiğine inanmakta olduğunu dile getirdi. Casusluk suçlamasıyla ilgili ise, herhangi bir gizli bilgiye ulaşmak veya aktarmak gibi delillerin bulunmadığını vurguladı. Özkan, bu suçlamanın, yazılım satmak ve güveni azaltmak amacıyla manipüle edilerek gündeme getirildiğini ifade etti.
Necati Özkan, haksızlıklar ve zulüm gibi meseleleri paylaşmak ve ortak hakikatleri ortaya koymak istediğini belirterek, amaçlarının merhamet dilemek değil, adalet ve hukuki hakkı savunmak olduğunu ifade etti. Haksızlıklara karşı çıkmayan herkesi suç ortağı olarak gören kültürümüz ve ahlakımız olduğunu söyleyen Özkan, yaşananlara dikkat çekerek, hakikatin ve adaletin sağlanması adına mücadele etmeye devam edeceğini vurguladı.
Özkan, gelecekte yapacağı açıklamalarda ve göndereceği mektuplarla hakikatin ve adaletin tecellisi için çaba göstereceğini sözlerine ekledi.