TBMM Genel Kurulu’nda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Orta Doğu gelişmelerine ilişkin bilgilendirme toplantısı başlarken, Kurtulmuş uluslararası sistemin ciddi bir çözülme yaşadığını ifade etti.
Numan Kurtulmuş: Uluslararası sistem ağır bir çözülme sürecine girmiştir
TBMM Genel Kurulu’nda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgede yaşanan gelişmeler ve Türkiye’nin aldığı önlemler hakkında bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, uzunca süre dünya kamuoyuna kurallara dayalı uluslararası düzen olarak anlatılan sistemin bugün ciddi bir meşruiyet ve işlev kaybına uğradığını söyledi.
Kurtulmuş, kurumların var olduğunu ancak etkilerinin neredeyse sıfıra indiğine, kuralların bulunduğuna rağmen güçlüye karşı işletilemediğine ve kavramların içlerinin boşaltıldığına dikkat çekti. Bu nedenle yaşanan gelişmelerin sadece geçici bir kriz olarak görülmemesi gerektiğini, uluslararası sistemin niteliği ve işleyişi açısından ağır bir çözülme sürecinde olduğunu ifade etti.
TBMM’de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bölgedeki son gelişmeler ve Türkiye’nin aldığı tedbirler hakkında milletvekillerine bilgi verecek. Toplantı, Numan Kurtulmuş’un başkanlığında saat 15.00’te başladı. Kurtulmuş’un genel kurulda yaptığı konuşmanın öne çıkan noktaları şunlardır:
- Son zamanlarda yaşanan olayların uluslararası sistemde derin sarsıntılara neden olduğunu, İran’a saldırıların bölgedeki dengeleri daha da hassas hale getirdiğini
- Güvenlik krizi ve uluslararası hukuk, meşruiyet, egemenlik, diplomasi ve caydırıcılık gibi kavramların aşındırıldığını
- Kuralsızlığın normalleştirildiği, güç kullanımının hukukun yerine geçtiği ve mekanizmaların etkisizleştiği bir sistem bunalımına girildiğine
- Hukukun yerini kuvvetin aldığı ortamda, ilke ve vicdanın yerine stratejik hesapların geçtiğine
- Gazze, İran ve Lübnan’daki insani felaketlerin, bölgede yaşanan çatışma ve çatışma zincirinin parçası olduğunu
- Gazze’de suçların, İran ve Lübnan’daki kayıpların ve bölgesel gelişmelerin birbirinden bağımsız olmayan, bütünlük gösteren olaylar olduğu
- Türkiye’nin ahlaki ve siyasi duruşunu, hakkı açıkça söylemeyi, zulme karşı durmayı esas aldığını
- İsrail’in saldırılarının, bölgesel gerilimin en önemli unsuru haline geldiğini ve soykırım seviyesine ulaşan insanlık dışı tabloların ortaya çıktığını
- ABD’nin saldırgan siyaseti ve bölgesel tehditleri yeni bir boyuta ulaştırmasıyla büyük felaketlerin habercisi olduğu
- Saldırganların ve hukuk tanımaz anlayışların bölgedeki krizleri büyüttüğüne
- Türkiye’nin diplomasiyle gerilimi tırmandırmadan barış ve adaleti ön planda tutması gerektiğine
- Terör örgütleri ve bölgenin istikrarsızlaştırılması girişimlerinin asla kabul edilemeyeceğine ve bu politikaları önleyecek kararlılıkta olunduğuna
- Bölgedeki ülkelerin içerden zayıflatılmasına dönük girişimlere izin verilmeyeceğine
- Türkiye’nin, güvenlik ve bölgesel istikrarı koruma konusunda kararlı olduğunu ve gerektiğinde önlemleri alacağını
- İran’a yönelik saldırılarla ilgili kullanılan gerekçelerin geçmişteki algı operasyonları ve güç kullanma eğilimleriyle bağlantılı olduğuna
- Gerçek müzakere ve denetim, şeffaflık ve karşılıklı güven artırıcı adımların silahsızlanma ve barış için önemli olduğuna
- Düzenin zayıflığı ve güç ilişkilerinin belirleyici hale gelmesiyle savaşın ve saldırının meşru sayılmasının yol açtığı tehlikelere
- İsrail yönetiminin saldırganlığını ve hukuksuz tutumunu eleştirerek, bunun insanlık ve bölge güvenliği açısından ağır sonuçlar doğurduğuna
- Netanyahu’ya yönelik karşı duruşun, insanlığa karşı suçların önüne geçmeye çalışmak olduğu
Genel kurulda yapılan oylamada, kapalı oturum kararıyla devam edilmesine karar verildi.